Depremin vurduğu gençlik

Adapazarı'nda valilik, Atatürk Bulvarında geçen yıl olduğu gibi 16 - 17 Ağustos'ta depremzedelerin sorunlarını tartışacağı açıkhava toplantısına izin vermemiş. Kente girdiğimizde İzmit ve G"lcük'te hissedilenin "tesinde güvenlik "nlemi dikkati çekiyordu. Olası korsan g"sterilere, yürüyüş ve protesto eylemlerine karşı sivil ekipler g"rev yapıyordu. Bir provakasyondan korkuluyor olmalıydı. Ancak b"yle bir ihtimal, 17 Ağustos'un yıld"nümünde Adapazarı gerçeğinin medya kanalıyla Türkiye genelinde tartışılmasını engellememeliydi. Vatandaşlar haklı olarak bu konudaki serzenişi bir dilekçeyle valiliğe bildirdiler.Yerel y"neticiler sorunları deprem b"lgesine hapsederek ç"zmeye çalışmakla hata yapıyorlar.Halkı devreye sokarak "sivil toplum "rgütleri" nin Ankara üzerindeki baskısını artırsalar daha etkin olmazlar mı?™rneğin Adapazarı halkındaki "terkedilmişlik" duygusunu ortadan kaldırmanın yolu kentin sorunlarını "yurttaş inisiyatifi" yle birlikte ç"zmekten geçiyor. Hafta sonu tozdan topraktan geçilmeyen yolların halini yağmurdan sonra düşünebiliyor musunuz? Vatandaş haklı olarak soruyor: "Yollar ne zaman asfaltlanacak? Su, kanalizasyon ve telefon hatları için defalarca kazılan kentteki taşeron soygununa kim dur diyecek? Evlerimizde korkusuzca ne zaman uyuyabileceğiz?" Bir hanım ağlayarak sordu: "Siz hiç ışık saydınız mı? Aylarca komşu evlerin ışıklarını g"zledik. Yanan her lamba hayata d"nüşü müjdeliyordu. Bu depresyona ilaçla dayandık!" Adapazarı, G"lcük'ün savaştan çıkmış g"rüntüsüyle 17 Ağustos travması nasıl aşılır?Deprem en çok gençleri vurmuş. Geleceğe d"nük umutlar kararmış. Aysen Hanım, oğlu Okan Balcıoğlu'yla geldi. 26 yaşındaki iç mimarın G"lcük'teki bürosu yıkılmış, aile prefabrikte yaşıyor. Bağ - Kur'a olan 1.5 milyar borcu ertelenmiyor. Annesi "Hiç olmazsa başımızı soktuğumuz evden atmasalar, devlet buraları kiracılara verse ne olur?" diye yakınıyor.Okan gibi niceleriyle dertleştik... Dilek, Umut,e - mail g"nderen Sinem: Hepsi ç"ken sistemi, "devlet" i sorguluyor. İşsizlik, parasızlık kol geziyor. Açlık sınırının altındaki emekli maaşıyla daha ne kadar dayanabileceğine isyan ediyor Kıbrıs Gazisi Hasan Çetinkaya.Adapazarı'nın depreme dayanıksız zemini Ankara'ya bağlanan umutları da dibe çekiyor.MGK bir ulusal güvenlik sorunu olarak "deprem b"lgesi" ni niye gündemine almıyor? Soyut tehlikeler yerine "sosyal patlama" riskini tartışmak daha "ncelikli değil mi? Marmara SOS veriyor. dsazak@milliyet.com.tr Milliyet TIR'ıyla deprem b"lgesine yaptığımız gezi sorunları yerinde tespitin "tesinde halkın sesini Ankara'ya duyurma açısından "serbest kürsü" işlevi g"rdü.