Ders olsun

Ders olsun

       MESUT Yılmaz hükümetinin 16 aylık görev süresi dünkü gensoru oylamasıyla son buldu.
       55'inci hükümet, 30 Haziran 1997'de Başbakan Erbakan'ın istifası üzerine Refahyol'un Türkiye'yi sürüklediği kriz ortamından çıkışın umudu olarak kurulmuştu.
       Dramatiktir...
       12 Temmuz 1997'de Meclis'ten alkışlarla güvenoyu alan ve kamuoyunun büyük desteğini kazanarak yola çıkan Anasol - D koalisyonu, Türkbank satışı sonrasında, özelleştirmedeki "şaibeler" nedeniyle, 25 Kasım 1998 tarihinde 314 güvensizlik oyuyla iktidardan düşürüldü.
       Hükümetin ekonomiden sorumlu Devlet Bakanı Güneş Taner de, hakkındaki güvensizlik önergesi nedeniyle koltuğundan uzaklaştırıldı.
       1978 yılı sonunda Ecevit hükümetinin kurulmasına ortam hazırlayan İkinci MC hükümetinin düşürülmesinden bu yana geçen 20 yıl süresince, ilk kez bir başbakan gensoruyla görevini bırakmış oluyor.
       CHP lideri Deniz Baykal ve arkadaşlarının 55'inci hükümetin düşürülmesine yönelik gensoru istemleri, Cumhuriyet tarihi tutanaklarına şu önergeyle geçmiştir:
     "Mafya - çete - politikacı - işadamı ve bürokrat ilişkilerini ortaya koyan ses bantları bir süredir kamuoyunu meşgul etmektedir.
       Bu ses bantlarının en önemlilerinden birisi, Devlet eski Bakanı Eyüp Aşık ile Alaaddin Çakıcı arasındaki telefon konuşmalarına ilişkindir. Bu konuşmalar, Başbakan Mesut Yılmaz ile Devlet eski Bakanı Eyüp Aşık'ın çete mensuplarına yardımda bulunduklarına ve suçun işlenmesinden sonra da bu yardımı sürdürdüklerine ilişkin ciddi kuşkular yaratmıştır.
       Daha sonra ise, Malki cinayetinin azmettiricisi olduğu öne sürülen Erol Evcil'e devlet bankalarından krediler sağlandığı ve MİT Müsteşarlığı'na yapılacak atamada da Evcil'in Başbakan Mesut Yılmaz'ı yönlendirmeye çalıştığı söylentileri yaygınlaşmıştır.
       Bu olayları, Korkmaz Yiğit - Alaaddin Çakıcı arasındaki konuşmalara ilişkin ses bantlarının ortaya çıkması ve en son olarak da, 10 Kasım 1998 tarihinde bazı TV'lerde yayınlanan işadamı Korkmaz Yiğit'in açıklamaları izlemiştir.
       Korkmaz Yiğit, sözü edilen açıklamalarında Türk Ticaret Bankası'nın ihalesinde para ve kredi temini, ihalede fiyat teklifi konularında Başbakan Mesut Yılmaz ve Devlet Bakanı Güneş Taner'den destek ve teşvik gördüğünü; Yılmaz ve Taner'in ihaleyi yönlendirdiklerini iddia etmiştir.
       Ortaya atılan bu iddialar, 55. hükümetin, Susurluk - Budapeşte olaylarını, Malki cinayetini çözmekte, Alaaddin Çakıcı'yı takip etmekte gösterdiği başarısızlıkların kökeninde mafya ile hükümet üyeleri arasındaki yakın ilişkilerin yattığı düşüncelerine yol açarken; 55. hükümet döneminde yapılan bazı önemli özelleştirmeleri de şaibeli hale getirmektedir.
       Bu konumdaki bir hükümetin yönetiminde hukuk devleti ilkesine uygun bir toplum düzenine ulaşmak mümkün olmayacağı gibi, söz konusu iddialarla ilgili araştırmaların sağlıklı bir biçimde yürütülmesi de beklenemez."
       55'inci hükümet'in ANAP kanadı, Türkbank satışında ve mafyanın kanat gerdiği özelleştirme ihalelerinde bu kadar gözü kara gitmeseydi ve Çakıcı bağlantılı işadamlarını medyaya özendirme gafletinde bulunmasaydı çetelerle mücadele konusunda çok daha inandırıcı olabilir; dışarıda ve içeride "kriz yılı" olacağı şimdiden ilan edilen 1999'un eşiğinde Türkiye'nin bir siyasi belirsizliğe sürüklenmesinde rol oynamayabilirdi.
       Gensoru nedeniyle muhalefeti suçlamak yersizdir.
       55'inci hükümet "kamu vicdanı"na sığmayan yanlışlarından doğan "siyasi sorumluluk" nedeniyle, kendi sonunu hazırlamıştır. Bu konudaki Meclis soruşturması nedeniyle Yüce Divan da ihtimal dahilindedir.
       Dileriz, 55'inci hükümetin düşme gerekçesi, bundan sonraki başbakanlara ve iktidarlara ders olur.
       Mesut Bey, Karadenizli olduğu için zaten bu dersi almıştır!

       Gazeteci arkadaşımız Yavuz Gökmen'in ölümü hepimizi yasa boğdu. Yavuz'la 1980 öncesinde parlamento muhabirliği sırasında tanışmıştık. Ele avuca sığmayan parlak bir gazeteciydi... Özal'lı yıllarda büyük çıkış yapmıştı. Milliyet Ankara Bürosu'nda birlikte olmuştuk.
       Rahmetli Özal'a yönelik suikastı aydınlatmak için ne denli uğraş verdiğini biliyorum. Onu genç yaşta kaybettik. Eşinin ve çocuklarının acısını paylaşıyoruz.
       Hürriyet gazetesindeki arkadaşlarımızın, basın dünyasının ve tüm dostlarının başı sağolsun.




Yazara E-Posta: d.sazak@milliyet.com.tr