Dersim isyanı

CHP Tunceli milletvekili Hüseyin Aygün’ün, “Dersim katliamının sorumlusu CHP’dir. Atatürk de olaylardan haberdardı” sözleri partinin “ulusalcı” kanadını harekete geçirdi.
12 milletvekili Meclis’te ortak bildiri yayımlayarak CHP yönetiminin “suskunluğunu” eleştirdiler.
Parti yönetimi Aygün’den savunma isterken CHP Genel Başkan Yardımcısı Gürsel Tekin, “Hiç kimse genel başkanımızın derin hoşgörüsünü kötüye kullanmasın” diyerek Haluk Koç’un açıkladığı bildiriye imza atanları uyardı.
12’lerin bildirisinde CHP’li Aygün’e yanıt olarak, “Atatürk’ü ve Atatürkçülüğü 1920-1940 arasındaki dondurulmuş bir zaman dilimine hapsederek, o tarihteki dünya koşullarından soyutlayıp insafsızca eleştirenler kervanına CHP’den birilerinin de katıldığını gördük. CHP Tunceli milletvekili Hüseyin Aygün’ün açıklamaları kabul edilebilecek değerlendirmeler değildir. CHP’ye oy veren milyonlarca yurttaşımız haklı olarak bu gelişmelere isyan etmektedir” denilmekte.
Aygün ise Dersim’le ilgili sözlerinin “tarihsel gerçekleri” yansıttığını savunmakta.
“Dersim krizi” CHP’de yakın dönemde ikinci kez patlıyor.
Seçimden önce Onur Öymen’in Meclis kürsüsünden “katliam”ı savunması üzerine o sırada Baykal’a karşı “ihtiyatlı” muhalefet sürdüren Kemal Kılıçdaroğlu ilk “cesur” çıkışını yapmıştı.
Kılıçdaroğlu “Dersim meselesi”nde taraftır!
CHP liderliğini üstlendikten sonra Anayasa referandumu ve 12 Haziran seçimlerinde Dersimli bir Alevi olarak geçmişte yaşananları ve devletin acımasızlığını sorgulayan bir tutum izlemiştir. “Dersim katliamı”nda öldürülenler arasında akrabaları olduğu eşi Selvi Kılıçdaroğlu tarafından da dile getirilmiştir.
Partinin “ulusalcı kanadı”nın bildiride savunduğu şekliyle CHP’ye oy veren milyonlarca yurttaşın “tepkisi” söz konusuysa onların bir bölümü -Kılıçdaroğlu ailesi gibi- 1938 katliamının farkındadır. O farkındalık sayesindedir ki CHP Tunceli’den iki milletvekili çıkarabilmiştir!
Ayrıca Anadolu’nun “sol”, “demokrat” Alevilerinin oyları da büyük ölçüde CHP’de toplanmıştır.
1930’ların “tek parti” rejiminin, CHP’sinin yanlışları da tartışılabilir, eleştirilebilir.
CHP’den bir milletvekili Dersim’le ilgili düşüncelerini açıkladı diye Meclis Grubu’ndaki “ulusalcı cephe”nin harekete geçmesi Kılıçdaroğlu’nun işinin ne denli zor olduğunu göstermekte.
Kemal Bey, Baykal’ın çekilmesi üzerine liderliğini ilan ettiği kurultaylar sürecinde 1970’lerin Ecevit’ini örnek alarak sosyal demokrat, sivil, özgürlükçü bir vizyon çizmiş, umut uyandırmıştı.
Seçime doğru bu rotadan çıktı; Silivri’ye açıldı.
Partideki “Ergenekoncu-ulusalcı” kanat sesini yükseltiyor.
Dersim başlangıç; yeni Anayasa ve Kürt sorunu gibi fay hatlarında parti tabanıyla yönetimi arasında daha büyük çatlaklar oluşması kaçınılmaz.
CHP iktidara muhalefet edecekken, enerjisini parti içindeki muhalefetle tüketmemeli.