DİSK'te yeni dönem

DİSK'te yeni dönem


       Devrimci İşçi Sendikaları Konfederasyonu'nun (DİSK) hafta sonu İstanbul'da yapılan kongresi, 12 Eylül'ün darbesini yedikten sonra uzun yıllar toparlanamayan işçi hareketinin "sol" kanadında yeni bir dönemin başlangıcı olabilir mi?
       Sendikacılıkla 15 - 16 Haziran olaylarında genç bir şube başkanıyken tanışan "68 kuşağı" idealizmini uzun yıllar DİSK'te hayata geçirmeye çalışan Süleyman Çelebi'nin genel başkanlığa seçilmesi umutları artıran bir gelişmedir.
       DİSK, 1980'den bu yana hırpalanan, son sıralarda Vahdet Karabay'ın deyimiyle cezalandırılan bir örgüt; Kemal Türkler öldürüldükten sonra askeri dönemde kapatılan, Abdullah Baştürk ve üst yöneticileri cezaevinde tutulan, ayağa kalkması adeta istenmeyen konfederasyonu Çelebi döneminde de zorluklar bekliyor. Çünkü toplu sözleşme yetkisi için gerekli yüzde 10'luk işkolu barajı öncelikle DİSK'i vurdu. Tekstil sektörü dahil, altı sendika kendi alanlarında toplu sözleşme yapamaz hale düştüler.
       Eski Genel Başkan Karabay'ın bu durumu Ecevit'e götürmesi ise DİSK'in kamuoyundaki gücünü yıpratan bir başka manzara doğurdu.
       Başbakan televizyon kameraları önünde DİSK yöneticilerini Ekonomik ve Sosyal Konsey'e üye olmayıp, 24 Temmuz 1963 tarihli işçi hakları gününü boykot ettikleri için kelimenin tam anlamıyla haşladı.
       Oysa DİSK yönetimi, Cenevre'de İLO'ya yüzde 10 barajının kaldırılacağı sözü verip uymayan Çalışma Bakanlığı'nın tutumu karşısında "meşru müdafaa" halindeydi ve sesini daha gür çıkarabilirdi.
       Nitekim tabanın öfkesi Genel Kurul'da Yaşar Okuyan'a yöneldi.
       Çeşme'de Süzer'in otelindeki "Beach Volley" turnuvasına katıldığı için DİSK'e gelemeyen ANAP'ın "Amele Bakanı" (Kumda oynarken Yılmaz böyle sesleniyormuş!), mezarda emeklilikten sonra sendikasızlaştırma politikasının da bayraktarlığını yaptığı için tepki görüyor.
       Çalışma Bakanı, Türkiye'nin ikinci büyük konfederasyonunun genel kuruluna katılmak yerine otel açılışına gider mi?
       DSP milletvekili, DİSK eski Başkanı Rıdvan Budak (O da protesto edilmiş) dışında Meclis'ten, hükümetten kimsenin olmayışı da aradaki soğukluğu sergilemeye yetiyor.
       Çalışma yaşamındaki sancıları dile getiriyor diye DİSK'i kara listeye almak niye?
       Kongreye CHP ve ÖDP başkanları katılmışlar.
       Altan Öymen Türkiye'deki fakirleşmeye ve 2.5 milyondan 700 binlere düşen sendikalı işçi sayısına dikkati çekmiş. Ufuk Uras ise "Cottarelli'nin izinde gidenleri" eleştirmiş.
       IMF politikaları işçiyi memuru vurdu; "orta sınıf"ı perişan etti ama sorunların çözüm önceliğinde o insanların yeri ithal arabadan sonra geliyor!
       DİSK'te Süleyman Çelebi dönemi işçi sorunlarının öne çıkarılmasında umutlu bir başlangıç olabilir.
       Yeni yönetimi kutlarız.


Yazara E-Posta: dsazak@milliyet.com.tr