Ekim dalgası

Nitekim, ABD Merkez Bankası'nın faizleri artırmaması ve petrol fiyatlarının düşmeye başlaması gibi 'olumlu' sayılabilecek göstergeler bile, sıcak para açısından Brezilya ve Rusya ile aynı sepette değerlendirilen Türkiye'ye 'olumsuz' yansıdı. Borsa yüzde 3.7 değer kaybetti. Kur yükseldi.İlginçtir. BM Kalkınma Programı (UNDP) Başkanı Kemal Derviş, IMF ve Dünya Bankası'nın yıllık toplantısı nedeniyle bulunduğu Singapur'da 'cari açık' uyarısında bulunmuştu:"Türkiye son dönemde döviz cinsinden borcunu azaltarak kırılganlığın bir boyutunu hafifletti. Bu, çok doğru bir politika. Ancak, bu kadar yüksek bir cari açığın sürdürülmesi her zaman bir kırılganlık yaratıyor. Bu nedenle, cari açığın zaman içinde azaltılarak sürdürülebilir bir düzeye gelmesini diliyorum. Cari açık tamamen kapansın demiyorum, hiç kuşkusuz Türkiye sermaye ithal eden bir ülke olmalı. İstihdam ve büyüme açısından yabancı sermayenin gelmesi ve bu cari açığın finansmanı doğal bir şey ama azaltmakta da fayda var."Türkiye 2001 ekonomik krizinin ardından bütçe açıklarını kapatma uğruna kamu yatırımlarından vazgeçme gibi ağır bir bedel ödedi. Kalkınmasını ağırlaştırdı. AKP iktidarında sıcak paraya ve ithalata dayalı büyüme modelini seçti. İçeride tüketimi körükleyen bu süreçte üç yıl tam bir 'Lale Devri' yaşandı. İstihdam yaratmayan, ancak, ülkeyi olduğundan daha iyi gösteren bu dönemde iç ve dış borçlar katlanarak arttı. Toplam borç yükünde özel sektör payının 100 milyar doları bulduğu bildiriliyor.Yatırımdan çok tüketime yönlendirilen dış kaynağın 'sürdürülebilir olmadığı' görülmesine karşın frene basmak kimsenin işine gelmiyor.Mayıstaki dalgalanma durulunca, bu durum her zamanki gibi Türkiye ekonomisinin yapısal güçlenmesine bağlandı. 30 milyar dolarlık cari açıkla ekonominin 'duvara vuracağını' görmek için iktisatçı olmak gerekmiyor. 1994 ve 2001 krizleri de böyle gelmişti! Televizyondaki piyasa analizcileri, ABD Merkez Bankası "Faiz artışına gitmedi" diye pembe rüyalar görüyorlardı. Cuma sabahı kâbusla uyandılar! 2007'deki cumhurbaşkanlığı ve genel seçimler de 'istikrar' peşindeki yatırımcılar için risk unsuru. Ekimdeki dalgalanmaya dikkat! dsazak@milliyet.com.tr IMF'nin 'ikinci dalga' uyarısı ekim gelmeden, Brezilya ve Rusya başta olmak üzere, 'gelişmekte olan' piyasaları vurdu. Türkiye de yılın ilk yarısında 18.7 milyar doları bulan 'cari açık' nedeniyle dünkü hareketlenmeden olumsuz etkilendi. 2007 sonunda 30 milyar doları aşması beklenen bu rakam, Türkiye'nin 350 milyar dolara yaklaşan iç ve dış borç toplamı nedeniyle ekonomide ciddi bir risk faktörü sayılıyor.