Emekçilerin mitingi

Bıçak kemiğe dayandı. Türk-İş, DİSK ve KESK yarın İstanbul’da işsizliğe ve yoksulluğa karşı ilk büyük eylemi gerçekleştirecekler. “Krizin bedelini ödemeyeceğiz” diyen emekçiler meydanlara çıkıyor. Kadıköy’deki “Emek ve Demokrasi Mitingi” küresel ekonomik krizi aylardır hafife alan hükümete yönelik de ilk kitlesel eylem olacak.
Sami Evren (KESK), Süleyman Çelebi (DİSK), Mustafa Kumlu miting öncesi ortak bir mektup kaleme aldılar.
Sermayeyi kurtarma programları için trilyonlarca dolar ayırılırken, emekçilerin gözetilmediğini savunan sendika liderleri, giderek bir “işsizlik krizi”ne dönüşen koşullarda yoksulların sayısının gün geçtikçe arttığına dikkat çekiyorlar.
Dün konuştuğumuz DİSK Genel Başkanı Süleyman Çelebi, kriz nedeniyle işsiz kalanların sayısının 650 bini bulduğunu, hizmet sektöründeki iş kayıplarıyla birlikte bu rakamın 1 milyona yaklaştığını söyledi. İstihdamdaki “kayıtdışılık” nedeniyle gerçek göstergelerin resmi istatistiklere yansımadığını belirten Çelebi’ye göre, tam gün yerine “yarım ücretli çalıştırma” gibi uygulamalar da dikkate alındığında gerçek işsizlik “çığ gibi büyüyor!”
Sendikacıların, “reel sektöre” ilişkin saptamaları da hükümetten çok daha gerçekçi:
“Denizli, Bursa, Kocaeli, Gaziantep gibi ucuz emeğe dayalı ihracat merkezlerindeki faaliyetler durma noktasına gelirken, işten çıkarmalarda metal ve tekstil işkolları başı çekiyor, işsizlik, alt ve yan sektörlerde giderek yaygınlaşıyor. Hizmetler alanında bankacılık, medya gibi sektörlerden başlayan işten çıkarmalar, turizm, inşaat gibi sektörlerde yaygınlaşarak sürüyor. Daha şimdiden yarım milyon emekçinin işsiz, 1.5 milyon insanın aşsız kalması, sanayi üretiminin yüzde 20 daralması, krizin gelecek aylardaki olumsuz etkilerinin bugünkü göstergeleri oluyor.”
Türk-iş, DİSK ve KESK yöneticileri “krizin, aynı zamanda bir demokratikleşme krizine dönüştüğünü” görüyor:
“Çalışanları yoksullaştırmakla kalmayan kriz, onların eşit, barışçıl ve demokratik bir ülkede yaşama zeminini de tahrip ediyor. Krizin etkilerini son iki yıldır dalga dalga yaşamaya başlayan emekçiler, çalışma, örgütlenme, iş güvencesi haklarını ve ücretlerini korumak için giderek daha da yaygınlaşan bir eylemlilik içine giriyor. Grevler, işgaller, mitingler, basın açıklamaları, yürüyüşlerle yaygınlaşan bu direnme eğilimi, emek hareketinde belirgin bir canlanmaya işaret ediyor.”
Türkiye’nin gerçek gündemiyle örtüşen yarınki Kadıköy mitinginde on binler, “Krizin bedelini ödemeyeceğiz” diye haykıracaklar.
Aylardır “krizin teğet geçtiği” söylemiyle kendini aldatan hükümetin uyanması için sendikaların meydanlara çıkması mı gerekiyordu?
2001 krizindekine benzer bir “sosyal patlama”nın ayak sesleri işitiliyor.
DİSK’in 42. yıldönümü işçi sınıfına kutlu olsun.