Fransız öpücüğü

Alman Şansölyesi Gerhard Schröderle Lübeck kentinde buluşarak strateji geliştirmeye çalışan Fransa Cumhurbaşkanı Chirac, Türkiyeye olan aşkını, Almanya ve Fransanın ortak hedefi var: Türkiyenin ABye üye olmasını istiyoruz. Bu herkesin çıkarına. Çünkü güvenli sınırlara sahip, güçlü, sağlam bir Avrupaya sahip olmak herkesin çıkarına diye konuştu.Chirac bu sevgi sözcüklerinin ardından Fransız öpücüğü vermeyi de ihmal etmiyor: Bu süreç uzun ve zor olacak. Sonuçta Fransada 10-15 yıl sonra halkoylaması yapılacak ve Fransızlar Türkiyenin AB üyeliği konusunda karar verecekler. Şartlar yerine getirilmezse müzakereler yarıda kesilebilir. Ancak o zaman da Türkiyenin Avrupada dışlanmaması için ekonomik, siyasi ve kültürel açıdan yeni bir çözüm bulunabilir.Fransanın ucu açık müzakere sürecinin sonunda, tam üyelik yerine imtiyazlı ortaklık seçeneğini savunduğu çok açık. 40 yıllık uzatmalı sevgili Türkiyeye siyasi birliktelik yerine evlilik dışı kimi haklar öneriliyor. CHP lideri Deniz Baykalın benzetmesindeki gibi Fransızların kafasındaki metres ilişkisidir! Bu ilişkiden doğacak çocuğun haklarının tayini de ileride Fransanın Türkiye hakkında yapacağı halkoylamasına bırakılacak.17 Aralık zirvesine doğru Türkiyeyle müzakerelere başlanması konusunda yan çizen tek ülke Fransa değil. Avusturya, Danimarka, Slovakya ve dönem başkanı Hollandadan itirazlar yükseliyor ve imtiyazlı ortaklık formülü seslendiriliyor.AB liderleri arasında uzlaşma sağlanamazsa müzakere tarihinin 2006ya bırakılması da olası. Bu ertelemenin gerekçesi de Avrupadaki referandumların beklenmesi ve Fransada Türkiye karşıtlığının anayasaya ret oyuna dönüşmesinin engellenmesi şeklinde gösteriliyor. Oysa Fransız Sosyalist Partisindeki evet eğilimi Türkiye gerekçesini ortadan kaldırıyor. Zaten, mevcut anayasanın kabulünün 10-15 yıl sonra tam üye olabilecek bir ülkenin gelecekteki konumuyla ilişkilendirilmesi hukukun zorlanmasından başka bir şey değil.Ülkelerin tek tek, AB Anayasasını onaylamaları şart. Ancak başka bir ülkeyle ilgili üyelik sürecini referandumla kesintiye uğratmaları tuhaf olacak. Chirac şimdi, Türkiyeyle üyelik müzakereleri başlasa bile 10-15 yıl sonra bunun kararını Fransız halkı verir diyerek dürüst olmayan bir yol açıyor. Doğası gereği, tam üyelik Garanti değildir sözü de siyasi bir aldatmacadır. Romanya ve Bulgaristana 2007 tarihi verilmedi mi? 17 Aralık zirvesinde Türkiye onurlu bir duruş sergilemelidir. dsazak@milliyet.com.tr Türkiyenin AB tam üyeliğine direnen Fransanın 17 Aralıktaki zirvede imtiyazlı ortaklık seçeneğini gündeme getireceğine kesin gözüyle bakılıyor.