Gıda riski

Gıda riski


Koalisyonun MHP kanadıyla Kemal Derviş arasındaki "buğday savaşı" sırasında, ülkelerin ve insanlığın geleceğini ilgilendiren yaşamsal bir kavrama Ziraatçiler Derneği Başkanı İbrahim Yetkin değindi:
Gıda güvenliği...
Türkiye 1970'lere dek, "tarımda kendisine yeten 7 ülkeden biriydi." Kalkınma stratejilerinde sanayi öne geçip, topraktan gelen zenginlik geri plana itilince, tarımdaki üretim 65 milyona ulaşan ülke nüfusunun gereksinimini karşılayamaz oldu. Bu tercihin üzerinden nerdeyse 30 yıl geçtiği için, "Bizden Ortadoğu'nun manavı, kasabı olmamızı istiyorlar. Öyle yağma yok!" diye Batı'ya nanik yaptığımız günleri çoğu kimse anımsamayacaktır.
Makas değiştirdik de ne oldu? Türkiye ne sanayide, ne tarımda istediği yere gelebildi; sonuçta 2500 dolarlık kişi başına ulusal gelirle sürünmekten kurtulamadık.
Yüzyılın başında yine yol ayrımındayız.
Dünya Bankası ve IMF bastırıyor: Tarımda yüzde 40 nüfus fazla; bu üretim tarzıyla köydeki 15 milyon insanı besleyemezsiniz, alın dönüm başına 5 doları hiç ekim yapmasanız da olur! Polatlı'da geçen yıl başlayan "doğrudan gelir desteği" bu anlama geliyor. Çiftçi olman gerekmiyor, köydeki berberin bile "yan gelip yatma" primi hazır... Yeter ki, üretme! Beyan et ve paranı al.
Dünya Bankası bizim köylüye "sanal tarım"ı öğretiyor!
Peki Türkiye'ye bu aklı veren Avrupalı Amerikalı kendisi tarımdan, etten, sütten kaçıyor mu?
Ne gezer...
Dünya kirlendikçe, kanserojen madde tehditi her yıl daha fazla can aldıkça, tarımda doğallık aranıyor. ABD'de üzerinde "organik" etiketi bulunan California güneşi görmüş domatese iki katı fiyat ödersiniz.
İşte İbrahim Yetkin'in, 21'inci yüzyılda su savaşları kadar önemli diye altını çizdiği "gıda güvenliği" riski burada ortaya çıkıyor. Yetkin, yıllardır kendisini tarıma adadığı için, gıda ithal etmek zorunda kalmanın dayanılmaz acısını duyuyor.
Ziraatçiler Derneği Başkanı'nın uyarısına kulak verelim:
"Türkiye'yi tarımdan caydırmak için çok büyük oyunlar oynanıyor. Buğdaya 164 bin lira verildi, 2001'de 1.5 - 2 milyon ton ithalat bekleniyor. Tüccar, Kansas borsasına göre 180 bin liradan alım yapmak zorunda. Devlet getirse bu rakam 201 bin liraya çıkıyor. Hangisi ekonomik? Kendi çiftçimizden esirgediğimiz parayı yabancıya vereceğiz. Şekerde de durum aynı. Amerika'da şeker pancarı dağları oluşmuş, biz kendi fabrikalarımıza kilit vuruyoruz. 600 bin aile ortada kalacak. Tekel 1.5 milyar dolar kar etmiş, onu da yabancı tröstler yararına elden çıkarıyoruz."
Anadolu'da tehlike çanları çalıyor!











DİĞER YENİ YAZILAR