Gül’ün Columbia’da alkışlandığı an

Cumhurbaşkanı Gül, Gazze’ye yardım filosuna yönelik saldırıyı, Türkiye’nin Güneydoğu’suna benzer şekilde Kürtlere yardım amaçlı bir konvoyun engellenmesi olasılığıyla birleştiren soruya verdiği yanıt üzerine alkışlandı

Gül’ün Columbia’da alkışlandığı an
Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, New York’un Columbia Üniversitesinin kütüphane salonunda düzenlenen “Dünya Liderler Forumu” kapsamında, “Türkiye’nin Refah Dolu Gelecek İçin Küresel Vizyonu” başlıklı bir konuşma yaptı.

BOSTON
Cumhurbaşkanı Gül, BM zirvesi ardından Columbia Üniversitesi’ni ziyaret ederek öğrencilere seslendi. Boston’da Türk akademisyenlerle bir araya geldi.
Medya çalışmaları alanında etkin bir üniversite olan Columbia’da Gül, Türkiye’nin demokrasi ve insan haklarıyla ilgili yükselen standartlarından, AB sürecinde yapılan reformlardan söz ederken; medyadaki çoğulcu yapılanmayı, çok sesli, çok kanallı yayıncılığı ve internet devriminin her şeyin tartışıldığı açık toplum üzerindeki rolünü anlattı. TRT’nin Kürtçe kanal açtığını söyledi. Gül, medyanın artık eskisi gibi tek elde toplanmadığını, medya patronlarının kartelinin önlendiğini savundu. Bir Türk öğrenci Cumhurbaşkanı Gül’e, Başbakan Erdoğan’ın damadının CEO olduğu Sabah gazetesinin enerji ihaleleri de alan Çalık grubuna satışındaki kamu bankalarından açılan kredileri sordu.
Cumhurbaşkanı Gül, Sabah’a açılan kredilerin piyasa faizlerinin üzerinde olduğunu, kamu bankalarının bu nedenle zarara uğratılmasının söz konusu olmadığını, Başbakan’ın damadının konumu dahil, yasal olmayan bir durum görmediğini söyledi. Öğrenciler, sorular için uzun bir kuyruk oluşturmuşlardı.
Sabah’tan sonra Doğan grubuna yönelik ağır vergi davalarıyla ilgili da soru gelecek miydi bilemeyiz ama Cumhurbaşkanı’nın açış konuşması ardından sorular 5-6 öğrenciyle sınırlı kaldı.

‘Trajediye seyirci kalamazdık’
Gül’ün salonun tamamından yoğun alkış alan sözleri ise Gazze’ye yardım filosuna yönelik saldırıyı, Türkiye’nin Güneydoğu’suna benzer şekilde Kürtlere yardım amaçlı bir konvoyun da engellenmesi olasılığıyla birleştiren soruya verdiği yanıt oldu. Cumhurbaşkanı Gül, “İkisi aynı şey değil. Kürtler Türkiye’nin eşit vatandaşları. Aynı milletin parçasıyız. Filistin İsrail’in toprağı değil, Gazze ise işgal altında. Gazze’de yaşanan insanlık trajedisine seyirci kalamazdık” deyince salonda büyük bir alkış koptu.
Bölgedeki nükleer silahlanmanın önlenmesi, İran’ın nükleer programının savaşla değil, diplomasi yoluyla dünya için tehdit olmaktan çıkarılması yönünde Türkiye’nin verdiği uğraşı anlatırken de Gül’ü dikkatle dinledi, Columbia’daki öğrenciler...
İsrail ve İran konusu, Gül’ün ABD gezisinde gazete ve televizyon söyleşilerinin de en kritik yönünü oluşturdu.
Obama yönetiminin geleceği, ikinci kez başkan seçilip seçilmeyeceği ara seçimlerde belli olacak.
Ekonomik durgunluk, işsizlik gibi sorunlarla boğuşan ABD Başkanı, Kongre’deki İsrail lobisini karşısına almak istemiyor. Türkiye’nin BM’de “hayır” oyu kullanması ve İsrail’le bozulan ilişkiler, başkan seçildikten sonra ilk ziyaretini Türkiye’ye yapan Obama üzerinde düş kırıklığı yaratmış. Yönetim ve medyadaki kırılma noktası hiç kuşkusuz İran oldu. Gül’ün ziyareti “güven”in yeniden oluşturulması yönünde hayli başarılı oldu.

Gül’ün Columbia’da alkışlandığı an

Cumhurbaşkanı Gül’ün eşi Hayrünnisa Gül, devlet ve hükümet başkanları eşleriyle, Michelle Obama’nın davetiyle New York’a 40 km uzaklıktaki “Stone Barns” adlı organik tarım çiftliğine gitti.