Güney, MİT, JİTEM

Eklenme Tarihi28.11.2008 - 2:01-Güncellenme Tarihi28.11.2008 - 2:02

İfadeleriyle Ergenekon’u deşifre eden Tuncay Güney’in “MİT elemanı” olduğuna ilişkin bilgiler, Susurluk’ta bir bölümü aydınlanan “derin devlet” ilişkilerinde yeni bir sayfa açacağa benziyor.
MİT Müsteşarlığı tarafından yapılan açıklamada, Güney’in “şüpheli faaliyetleri” nedeniyle izlenmekle birlikte “kayıtlı bir haber kaynağı” olmadığı savunulurken, “kuruluş ve işleyişi tartışmalı Kontr Terör Merkezi’nin, sorumlularıyla birlikte 1997’de kuruluş şemasından çıkarıldığı” ifade edildi.
Kontr Terör Merkezi’nin başında Mehmet Eymür bulunuyordu.
MİT’in açıklamasından, Tuncay Güney’in Eymür’ün yönetimindeki birime bağlı olarak çalıştığını anlıyoruz.
Ergenekon davasına da açıklamalarıyla “yön” veren ve halen Kanada’da bulunan Güney, 1990’ların başında JİTEM ve Ergenekon’a sızmış. Dünkü gazetelerde Eymür’ün bir internet sitesinde yer alan şu görüşleri çıktı:
“Tuncay Güney sizin ekibe sızmış. İpliğinizi pazara çıkarmış. Zokayı fena yutmuşsunuz.”
Susurluk kazasıyla “derin devlet”in Güneydoğu’daki faaliyetleri ve JİTEM ortaya çıkana dek Veli Küçük’le irtibatlı olarak çalışıyormuş.
Güney, 2001 yılında İstanbul’da gözaltına alındıktan sonra, polise verdiği ifadelerle ve evindeki 6 çuval belgeyle “Gladio” benzeri Ergenekon yapılanmasını deşifre etti.
MİT, Eymür’ü adres göstererek Tuncay Güney’in suçlamalarına konu olan Susurluk, JİTEM, Ergenekon bağlantılı “kirli” faaliyetlerden “kurum”u temize çıkarmaya çalışıyor. Güney’in “Kod adı İpek” olan MİT elemanı değil, faaliyetlerinden dolayı dikkati çeken bir “şüpheli” olduğunu belirtmekle yetiniyor.
Tuncay Güney’in eski MİT Müsteşarı Şenkal Atasagun döneminde ABD’ye gönderildiği iddiaları var.
Güney’in “kimin adamı” olduğundan çok, tanık olduğu olayların Ergenekon davası bağlamında kanıtlanması önemlidir.
Ergenekon dosyasında bu hafta “JİTEM izi” taşıyan bir cinayet daha öne çıktı.
1995 yılında PKK tarafından öldürüldüğü öne sürülen Mardin İl Jandarma Alay Komutanı Albay Rıdvan Özden’in eşi Tomris Özden, dünkü Taraf’ta Tuncay Güney’in de çalıştığı bir televizyon programına çağırılıp 5 saat boyunca sorgulandığını anlatıyor. Özden, eşini, bölgedeki uyuşturucu, akaryakıt ve silah kaçakçılığının üzerine gittiği gerekçesiyle “JİTEM’in öldürdüğüne” inanıyor. Tomris Özden’i dinleyen Tuncay Güney, bu bilgileri telefonda Veli Küçük Paşa’ya aktarıyormuş.
Tomris Özden, eşinin öldürülmesiyle ilgili kuşkuları 13 yıl sonra Ergenekon savcılarına anlatmış.
Susurluk, 1990’ların başındaki “faili meçhul” cinayetlerin aydınlatılması açısından bir milattı.
Ergenekon, “derin”deki askeri-sivil yapılanmanın çözümlenmesinde yeni bir aşamadır. MİT adına JİTEM’e sızan Tuncay Güney, polisteki ifadeleriyle Ergenekon’u çözen adam olarak tarihe geçecek!

Etiketler