Güneydoğu ve silah

Mardin Mazıdağı’na bağlı Bilge köyünde yaşanan katliam üzerine koruculuk sisteminin kaldırılmasıyla ilgili tartışma, Güneydoğu insanının silah konusunda sahip olduğu farklı görüşleri sergiliyor.
Kimi okurlarımız, PKK’nın koruculuk sistemini kaldırma niyetinden hareketle katliamın nedenlerinin iyi araştırılmasını istiyor.
Tamer Dinç şöyle yazmış:
“Korucu olsun olmasın, silah herkeste vardır. Sizden sadece ülkemiz için değil dünya için silahsızlanma konusundaki düşüncelerinizi de aktarmanızı da beklerdim.
110 yıl öncesinin Maarif Nazırı gibi, “Şu mektepler olmasa ben bu maarifi güzel idare ederim amma...” demiş oldunuz. “Silah olmazsa, mermi olmazsa insanlar ölmez.“ çok haklısınız. O zaman durdurun bakalım silah üretimini, silah kaçakçılığını. Kanlı terör örgütünün amacı zaten koruculuk sistemini yok etmektir. PKK’nın ekmeğine yağ sürmeyin.”
Dursun Karatmanlı’nın görüşleri de çarpıcı, “Sofrayı kuran kaldırır” sözünden hareketle “Koruculuğu kuran kaldırıyor” diye yazmış:
“Ana karnındaki üç can ile birlikte toplam 47 canımız katledildi ve ardından enteresandır hemen koruculuk sistemi tartışılmaya başlandı. Demek ki kaldırılmasının yolu açıldı.
Sistem PKK’ya ne kadar önlem oldu ise bir o kadar da eleman kazandırmış. Zira Kürt vatandaşlarımızın bölünmesine ve boşlukta kalanların PKK’ya mecbur edilmesine hizmet vermiş.
Görünen şu ki, ‘koruculuğu kuran kaldırmak için’ düğmeye basmış bulunuyor.
Böyle bile olsa, bu, Güneydoğu sorunu veya Kürt sorunu denen ve terörle anılır olan problemi çözer mi? Bana göre hayır.
Çözüm toprak reformu, feodal yapının sonlandırılmasına yönelik kararlı projeler, Kürt insanının kendisini devlet garantisi altında hissedecek bir şey yapılmasından geçer.
Kürt kimliği meselesi bana göre bitmiş ve çözülmüştür, daha birtakım açılımlar da olacaktır mutlaka ama Kürt kimliğini tanımak adına siyasi çözüm diye dayatılan, anayasa değişikliğiyle ülkemizi er veya geç bölünmeye götürür diye düşünüyorum.”
Terörle geçen 25 yılın bölge insanını karamsar yaptığı bir gerçek. Ancak “koruculuk denilen ilkellik kalkmadığı sürece devlet rüşdünü ispatlayamaz, demokratik hukuk devleti olamaz” diye düşünenler de hayli fazla.
Bilge köyündeki katliamın tüm boyutlarıyla soruşturulması gerekiyor.
Hükümet koruculuğun kaldırılmayacağını açıkladı ancak TBMM kapsamlı bir araştırma yapabilir.
70 bin köy korucusu güvenliği sağlama konusunda işlevsel oluyor mu? Yoksa Mardin örneğindeki gibi devletin silahları, aileler arasındaki husumet, rant ve töre gerekçesiyle masum yurttaşlara mı çevriliyor?
Bilge köyü dosyası bu kadar kolay kapanmamalı.
NOT: Washington’da düzenlenen Okur Temsilcileri - ONO Konferansı nedeniyle hafta sonuna kadar yazılarıma ara veriyorum. D.S.