Haiti

Kopenhag’daki iklim zirvesinde küresel ısınmaya karşı çözüm üretmeden dağılanlar, Haiti’deki depremin yüz binlerle ifade edilen ölümcül sonuçlarına bakarak insanlığı bekleyen felaketler üzerinde bir kez daha düşüneceklerdir.
Endonezya’daki tsunamide 300 bin can kaybı olmuştu; Haiti’de 7 büyüklüğündeki depremden 3 milyon kişinin etkilendiği bildiriliyor. Ülke harabeye dönmüş durumda. Ölenlerin sayısını tahmin etmek imkânsız. 300 bin insanın evsiz kaldığı hesap ediliyor.
Açlık, susuzluk, salgın hastalık, enkaz altındakileri kurtarma çabaları, depremzedelerin isyanı, cesetlerden barikat kuran yağmacılar Haiti’deki felaketin boyutlarını sergiliyor. Yoksul ülkenin bu yıkımın üstesinden gelmesi kolay olmayacak.
2008’de Haiti’ye komşu Dominik Cumhuriyeti’nde yapılan jeoloji konferansında Enriquillo Fay Hattı’nın büyük bir deprem üretebileceği bilim insanlarınca dile getirilmiş. Ancak yoksul Haiti’nin olası depreme karşı binaları güçlendirecek imkân ve zamanı bulamadığı ortada.
Haiti yıkıldıktan sonra dünya yardıma koşuyor.
Küba hükümeti, yaralıların tahliyesi için ABD’ye hava sahasını kullanma izni vermiş.
ABD, Fransa, Kanada ve Brezilya’nın öncülüğünde Haiti’nin yeniden imarı ve kalkınması için uluslararası bir konferans toplanması için karar alınmış.
BM devrede. Türkiye de 1 milyon dolar ve bir mobil hastane ile Haiti’ye destek sağlayacak.
17 Ağustos Marmara depreminde benzer bir felaketi yaşadığı için Haiti’den yükselen çığlığı duyabiliyoruz.
Gerçi gündem İsrail’le yaşanan diplomatik krize daha fazla kilitlenmişti; o yüzden geç uyandık, salı günkü deprem haberleri özellikle televizyonlarda magazin ve izdivaç programlarından arta kalan zamanlarda yer bulabildi. Neyse ki Mustafa Koç’un Boğaz’da uğradığı tekne kazası nedeniyle Amerikan Hastanesi’nden ‘canlı yayın’ yapan haber kanalları da Haiti’ye uzanabildiler. ‘Son dakika’ haberciliğinin bu denli geliştiği ülkemizde dünya televizyonlarının aralıksız ilk sırada verdiği Haiti depreminin ekranlarda neden yer bulmadığını medya analistleri herhalde tartışacaklardır. Geçen gün saygın bir haber kanalı, maç ihalesini naklen yayınlarken telefonda Abdi İpekçi suikastını anlatacak konukları 13 bültenine bağlamaya çalışıyordu!
Haiti’de yaşananlar Gökhan’ın Fenerbahçe’ye transferinden daha mı az önemlidir?
İstanbul depremi gibi bir risk altındaki ülkede Haiti’ye ilgimizi ‘Karayip Korsanları’yla sınırlı tutarsak gün gelir kendi felaketlerimizi de ıskalarız.
Küresel ısınmanın yol açtığı kuraklık, yıkıcı fırtına ve sellerin yanı sıra depremler ‘çevre mültecileri’nin sayısını giderek artırıyor. Haiti’de 3 milyon kişi evsiz kaldı, açlık ve yoksulluğun çaresizliği içindeler. Savaşlara, silah lobilerine ayrılan milyarlarca doları düşündükçe insanlık adına utanıyoruz.