Hayal

Hrant Dink davasında sona geliniyor. AGOS’un önündeki cinayetin üzerinden beş yıl geçti; mahkeme Hrant’ın anılacağı günlerde kararını vermiş olacak.
Dava -başladığı gibi- suikastın “görünen” sanıkları Ogün Samast, Yasin Hayal ve Erhan Tuncel üzerinden tamamlanacağa benziyor. Oysa suikastın bir de “görünmeyen” yüzü vardı; tetikçileri azmettiren, Pelitli’den Ankara’ya, İstanbul’a uzanan “derin” ilişkilerin üzerine gidilemedi. Savcı, 30 kamu görevlisi hakkında suç duyurusunda bulunmuştu. Çoğunun ifadesi bile alınmadan 17 Ocak’taki duruşmada karar çıkacak.
Hrant’ın arkadaşları salı günü mahkeme önünde “Bu dava böyle bitmez” tepkisini seslendirdiler.
25. duruşma iki açıdan çarpıcıydı.
Dink’in avukatları, Telekomünikasyon İletişim Başkanlığı’nın (TİB) mahkemeye gönderdiği kayıtlarda olay yerinde telefon görüşmeleri saptanan 5 kişinin sanıklarla irtibatlı olabileceğini savundular.
Ogün Samast’ın AGOS’a tek başına geldiğine baştan beri çok az ihtimal veriliyor.
TİB kayıtları Samast’a yardımcı olan kişilerle ilgili kuşkuları doğrulayabilir.
Mahkemedeki asıl çarpıcı gelişme Yasin Hayal’in sözleriydi.
Hayal, cezaevinde gardiyanlar tarafından tehdit edildiğini belirterek şunları söylüyor:
“Gençliğimden, heyecanımdan, fakirliğimden faydalanan Türkiye Cumhuriyeti, beni ortadan kaldırmak istiyor. Bir gün ölürsem otopsi yapmanıza gerek yok. Benim katilim bellidir. Türkiye Cumhuriyeti Devleti’dir.”
Yasin Hayal’in “öldürülme” kaygısı üzerine Dink’in avukatları Fethiye Çetin ve Bahri Belen soruyor:
“-Seni kullananlar ile tehdit edenler aynı kişiler mi?”
Hayal yanıtlıyor:
“Davada ismi geçen herkes kullandı. Rahibin dövülmesi olayının ardından Erhan Tuncel ile tanıştık. Onun vasıtasıyla birçok kişiyle tanıştım. Birçoğunu hatırlamıyorum. Şimdi bu kişiler zor durumda kaldığı için beni ortadan kaldırmak istiyor.”
Karar öncesi Yasin Hayal, mahkemeyi etkilemek için bunları söylüyor olabilir.
Yasin’in sözleri hayal değil gerçekse o zaman cezaevi yetkililerine görev düşüyor.
Geçmişte Sabancı suikastı faillerinden Mustafa Duyar’ın öldürülmesi sürecinde de benzer itiraflar gözlenmişti.
Duyar, cezaevinde Can Dündar’la görüşmeyi kabul ettiği sırada çıkan isyanda öldürüldü.
“Devlet beni ortadan kaldırmak istiyor” diyen Yasin Hayal’in sözleri önemsenmelidir.
Dink ailesinin avukatı Fethiye Çetin, Ergenekon davasıyla birleştirilen Danıştay saldırısını örnek göstererek şunu söylüyor:
“Dava bugünkü sanıklarla sonuçlansa bile yeni deliller ışığında birleştirme talepli tekrar açılabilir. Yeter ki cinayet aydınlatılmaya çalışılsın. Tabii siyasi iradenin de desteği olması lazım.”
Hep söylüyoruz:
Hrant öldürüldükten sonra yüz bin kişi “Hepimiz Hrantız, hepimiz Ermeniyiz” diye yürümeseler ne Ogün Samast yakalanırdı ne de Yasin Hayal, Erhan Tuncel.
Suikast, faili meçhul kalırdı!

DİĞER YENİ YAZILAR