Hrant dilekçesi

Siyaset Günlüğü AGOS gazetesinin manşeti geçen hafta bu dilekçeye ayrılmıştı: "Sis perdesi sorgulanıyor"Hrant'ın öldürülmesinin üzerinden iki ay geçmesine karşın, "suikast zinciri" Trabzonlu "abiler"le sınırlı kaldı ve Ogün Samast'ın arkasındaki örgütlenme henüz tam olarak ortaya çıkarılmadı. Dosya hakkında "gizlilik" kararı olduğu ve İstanbul Emniyeti'ni de içeren bir "idari" soruşturma İçişleri Bakanlığı müfettişlerince sürdürüldüğü için suikastın aydınlatılmasıyla ilgili çalışmanın ne yönde "ilerlediği" bilinmiyor.Siyasi bir cinayette zanlılar ele geçirilmesine karşın, ilk günlerdeki operasyonların hızının kesilmiş olması ve Erhan Tuncel, Yasin Hayal, O.S. üçlüsü arasındaki ilişkilerin İstanbul ayağının yok varsayılması nedeniyle Dink ailesi "çetenin devletteki uzantılarının" korunacağı kaygısını taşıyorlar. Avukatların 15 Mart tarihli dilekçesinde bu kaygılar dile getirildi:"Hrant Dink'in öldürülmesiyle ilgili olarak İstanbul'daki "kamu görevlilerinin" kendilerine gönderilen istihbaratı zamanında ve gereği gibi değerlendirmemek suretiyle; "suçun işlenmesine iştirak" veya "görevi kötüye kullanmak", "görevi savsaklamak" gibi suçları işledikleri kuşkusuyla açıldığı anlaşılan idari soruşturmayı takiben cezai soruşturmanın da ayrıca alıp yürütülmesi.Eğer savcılık henüz herhangi bir inceleme başlatmamışsa O.S., Yasin Hayal, Erhan Tuncel ve diğer şüphelilerin olay günü ve olay öncesi günlerde İstanbul'a geliş gidişleri ve ilgili ulaşım araçlarında gerekli araştırmanın yapılması.Danıştay davası sanıklarından Erhan Timuroğlu'nun ifadesinde "Yakalanmasaydık İstanbul'da Ermenileri öldürecektik" demesi ve Alparslan Arslan'ın da "Nizamı Alem Alperen Ocakları"yla ilişkisinin olması nedeniyle bu kişilere ilişkin ifadelerin dosyaya eklenmesi."Henüz iddianame tamamlanmadığı için açılacak davanın "basit çete" suçlamasının ötesinde suikastın ardındaki yapılanmayı ne denli "derinleştireceği" bilinmiyor.Avukatlar, TCK'nın eski 146'ncı maddesinin yeni şekli olan 309'uncu maddesi uyarınca Hrant'ı öldürenlerin aynı zamanda "demokratik hukuk düzeni"ni hedef aldıklarından hareketle "basit çete" gibi görülemeyeceğini savunuyorlar. Çetenin "devlet"teki bağlantılarını açığa çıkaracak şekilde yargının soruşturmayı tamamlamasını bekliyorlar.Başsavcılık, dilekçeye bugün yanıt verecek. dsazak@milliyet.com.tr Dink ailesi avukatları 15 Mart günü İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı'na bir dilekçe vererek Hrant Dink suikastı soruşturmasına ilişkin kaygı ve istemlerini dile getirdiler.

DİĞER YENİ YAZILAR