İki albay

Deniz Kurmay Albay Dursun Çiçek, Ergenekon savcılarına ifade verdikten sonra çıkarıldığı mahkemece tutuklanarak Hasdal Askeri Cezaevi’ne gönderildi.
Çiçek adı, Genelkurmay karargâhında hazırlandığı belirtilen “İrticayla Mücadele Eylem Planı” adlı bir belgenin Taraf gazetesince haber yapılması üzerine kamuoyuna yansımış ve geri planda bir “cunta”nın varlığı öne sürülmüştü. 18 saatlik ilk tutuklama ve serbest bırakılmadan 4.5 ay sonra Albay Dursun Çiçek’in yeniden cezaevine gönderilmesi, “ıslak imzalı” belgenin aslının ortaya çıkmasıyla mümkün olabilmiştir.
İstanbul Cumhuriyet Savcılığı’ndaki sorgusunda Çiçek, “İmza bana ait değil” demesine karşın “terör örgütüne üyelik” iddiasıyla tutuklanmıştır.
İlginçtir. Güneydoğu’da faili meçhul cinayetlerle ilişkilendirilen albay rütbeli bir başka ordu mensubu Cemal Temizöz de tutuklanmıştı. Albay Temizöz Kayseri İl Jandarma Alay Komutanı’ydı ve hakkındaki ağır ithamların da etkisiyle olsa gerek, Diyarbakır’da görülmekte olan dava kapsamında sorgulandı, sanıklar arasına dahil edildi.
Temizöz’ün aksine, Albay Çiçek’in ikinci kez yargı karşısına çıkarılması hayli zaman aldı. 4.5 ay sürdü. Genelkurmay Başkanı Başbuğ, “Bu haliyle kâğıt parçasıdır” dediği belge nedeniyle Çiçek’i savunma durumunda bırakılarak zor duruma düşürüldü. O arada, bir subay tarafından yazıldığı öne sürülen “ihbar mektubu”yla iki generalin de adının geçtiği “cuntacı” subaylar listesi yayımlandı.
Çiçek’le ilgili davanın Ergenekon kapsamında “darbeyle nasıl ilişkilendirileceği” henüz belirsiz. Davalar uzadıkça, sanıklar çoğaldıkça suçlamalar da derinleşiyor.
2003-2004 yıllarında planlandığı öne sürülen Sarıkız, Ayışığı gibi darbe girişimlerinin ortaya çıkmasında etkili olan “Günlükler” nedeniyle eski Deniz Kuvvetleri Komutanı Özden Örnek’in ifadesine başvurulmamış olsa da, dönemin Genelkurmay Başkanı Hilmi Özkök’ün açıklamaları kimi hazırlıklar hakkında fikir veriyordu.
Savcılık, dönemin kuvvet komutanlarıyla ilgili suçlamaları ikinci Ergenekon iddianamesinden ayırdı. Dursun Çiçek’in yargılanması süreci, darbeci yapılanmanın zamanlamasıyla ilgili kuşkuları ortadan kaldırabilir.
Başbuğ döneminde komutanın emriyle, “cunta”ların faaliyetine göz yumulduğuna inanmıyoruz. Orduda “emir-komuta” dışı saptamalar olsa bile Başbuğ gereğini yapacaktır.
Nitekim Başbakan Erdoğan’ın Genelkurmay Başkanı ile görüştükten sonra yaptığı “Adalete teslim edin” çağrısı üzerine Albay Dursun Çiçek, İstanbul Cumhuriyet Savcılığı’na gitmiştir.
Bakalım mahkemede neler olacak?
NOT: İşçi Partisi Genel Başkan Yardımcısı Bülent Esinoğlu, Danıştay suikastı sanıklarından Osman Yıldırım’ın Doğu Perinçek’e yönelik “İfadeni geri çek, sana yardımcı oluruz” sözlerinin mahkemede söylenmediğini belirten bir açıklama göndermiş. Bu suçlamaları reddediyorlar.