İki bürokrat

İki bürokrat


Merkez Bankası Başkanı Gazi Erçel'den sonra Hazine Müsteşarı Selçuk Demiralp de istifa etti.
Çığ düşünce zirvedeki dağcıların sırayla ipi kesmesi gibi... Krizin sorumlusu siyasiler üzerine düşeni yapmayınca "çekilme" görevi 2 bürokrata düştü. IMF programını imzalayan Recep Önal kaldı, Erçel gazi oldu.
Türkiye'ye 20 milyar dolara patlayan MGK'nın yarım kalan toplantısı da dün tamamlandı. Başbakan'ın yüzü gülüyordu!
İstifa bir yana kabinede revizyona bile gerek görülmemişti.
Üstelik MGK toplantısı da son derece verimli geçmiş, AB Ulusal Program'ı görüşüldükten sonra "Türk Uzay Kurumu" kurulması kararlaştırılmıştı. Başbakan bu son derece de önemli gelişmeyi "Çağımıza uyum sağlama bakımından önemli bir adım" olarak müjdeledi.
Gerçekten bayrama sayılı günler kala, Türkiye'deki dünyalılar açısından daha önemli haber olamazdı! Malum, MGK hakkında "dışarıya haber verilemediği" için, uzay kurumunun çağa uyum açısından ne gibi katkılar sağlayacağının "detaylarını" daha bir süre öğrenemeyeceğiz.
Ankara, "Mars'a insanlı uçuş programında belki de NASA'nın önüne geçecek buluş yaptı", ulusal güvenliğimiz açısından Başbakan'ın MGK'dan daha fazla haber sızdırmak istemeyişini haklı buluyoruz!
Şanssızlık, geçen haftaki gündemin tamamen "yaşadığımız dünya"ya ilişkin olmasıydı. Temiz toplum, yolsuzluk, suiistimal gibi "basit" meseleler şiddetli depremi tetikledi. Havada uçuşan Anayasa kitapçığı dahil MGK toplantısı hakkında Başbakanlık'ta "merdiven altı" brifingi verilince ekonomi çöktü. Faiz, döviz çıldırdı. Borç yükü arttı. Sabancı bile "Hepimiz yüzde 40 fakirledik" diye isyan etti.
Türkiye geçen hafta 20 milyar dolar kaybetti.
Başbakan'ın yüzünün güldüğüne bakmayın, insanlar kan ağlıyor.
Neredeyse iki yıldır enflasyon düşecek umuduyla kemer sıkan, ücretleri dondurulmasına karşın, toplumsal özveriye katlanan insanlarda kitlesel düş kırıklığı var. Hükümetin ekonomik politikasına güvenerek dolar, mark cinsinden borçlanan sanayici fabrikasını, esnaf işyerini kapatıyor, çığ gibi işsizlik bayram öncesi binlerce aileyi vurdu. Tüketici kredilerinde katrilyonluk bataktan söz ediliyor. İcra ve iflasları, intiharlar izleyecek.
Bu çöküşün hesabını kim verecek?
Siyasi iktidar, en kolay yolu seçti, 2 bürokratı koltuğundan ederek, kendini kurtardı. Depremi "artçı şok"larla atlatmaya çalışıyor.
Yeni heyecan, yeni anlayış, yeni kadro... hükümet bunların hiçbirine gerek görmüyor. Meclis'te de bir çıkış yok!
Vatandaş kendince bir yol bulmuş. Madem iktidar göreve devam edecek, hiç olmazsa şahsi zararlarını bu kadrodan tazmin etmek için avukatına dilekçe hazırlatmış.
Çorumlu Mustafa Küçük, Hakan Velidedeoğlu'na verdiği vekaletle mahkemeye başvurmuş, son ekonomik krizden kendi payına düşen zararın hükümet üyelerinden tahsilini istiyor.
Bu kadarını Çorumlu yapmaz demeyin...
Bıçak kemiğe dayandıysa yapar!