İncirlik jesti

İncirlik jesti


     Asmalı Konak'ın sonuyla başlayan Türkiye'nin Laila'lı, Petrus'lu, Pınar Altuğ'lu 'yazlık gündemi'nde hükümetin, üs ve limanların kullanımını 'sessizce' ABD'ye açması, Suriye ve İran'a yönelik sıcak gelişmelerin habercisi olabilir mi?
     İncirlik jesti, Dışişleri Bakanlığı Müsteşarı Uğur Ziyal'ın Washington ziyareti sırasında olgunlaştırılmış. Dışişleri Bakanı Abdullah Gül'ün ABD Dışişleri Bakanı Colin Powell ve Irak'taki işgal yönetiminin sorumlusu Paul Bremer'le Ürdün'de yaptığı görüşmede somutlaşmış.
     Irak savaşı ertesinde Türkiye'yi ısrarla 'hata yaptığını kabul etmeye' çağıran ve üsleri kapatabileceği mesajı veren Bush yönetimi aradan geçen birkaç ay sonunda ne değiştiyse(!) stratejik ortaklığın önemini yeniden seslendiriyor.
     İkinci tezkerenin Meclis'ten geçmemesiyle dibe vuran ilişkiler normalleşmeye başlıyor.
     Ne oldu da, İncirlik değer kazandı, Irak'ta savaş öncesi kullanılmak istenilen Sabiha Gökçen Havaalanı, İskenderun, Mersin limanları yeniden devreye sokulmak isteniyor?
     Gerekçe 'insani boyut'! Hükümet, Irak'ın yapılandırılması sürecinde gerekli 'yardım köprüsü'ne olanak sağlamak üzere üs ve limanları ABD başta BM ülkelerinin kullanımına açıyor. Bunun için de tezkereye gerek görmüyor, Bakanlar Kurulu kararıyla izin veriyor.
     Dışişleri Bakanı Abdullah Gül bir yıl süreyle geçerli olacak kararın gerekçesini şöyle açıklamış:
     "BM'nin 1483 sayılı kararı doğrultusunda Irak'a yardım yapmak isteyen ve Irak'ın yeniden yapılanmasına katkıda bulunmak isteyen ülkeler, Türkiye'nin imkanlarından faydalanabilecekler. Bunlar bazı yabancı askerlerin girişiyle de ilgili olabilir."
     Hükümet ABD'ye yönelik jestin kapsamını öteki ülkeler nezdinde genişletmek istiyorsa da, asıl talebin nereden geldiği çok açık. Bush yönetimi savaşın ertesinde Irak'ın yeniden yapılandırılması sürecine sadece 'koalisyon güçleri'ni katacağını ve önceliği ABD şirketlerine tanıyacağını ilan etmişti. Şimdi başka ülkelerin de 'devreye girebileceği' bir düzenlemeye gerek duyuluyor.
     Üs ve limanlarla ilgili izin Bakanlar Kurulu kararına dayandırılsa da hükümet anayasal yönden Meclis'i bilgilendirmelidir.
     Onca kavga, kıyamet tezkere yüzünden kopmadı mı?
     ABD ile ilişkilerin düzeltilmesi elbette olumlu ancak 'Türkiye savaşa girmedi' diye sürekli jest ve 'diyet ödeme' sendromundan çıkmalıyız.
     Savaş bitti ama Irak'ta işler ABD'nin istediği yönde gitmiyor. İşgal yönetimine direnç var. Tasfiye edilen Irak ordusu ve savaş sonrası sefalete sürüklenen halk, ABD askerlerini protesto ediyor, Bağdat'ta çatışmaların sonu gelmiyor.
     Operasyonlar Suriye'ye kaydırıldı. Sırada İran var.
     Türkiye, üs ve limanlarını yabancılara açarken olası tehlikeleri hesaba katmalıdır.