Irak, niye şimdi?

Irak, niye şimdi?


Saddam yönetiminin BM silah denetçilerine kapıyı açma kararı da Bush yönetiminin ‘savaş baltaları’nı gömmesine yeterli olmadı.
ABD yönetimi, 11 Eylül saldırılarının yıldönümü vesilesiyle Irak’a yönelik savaş çığlıklarını yükseltiyor.
Irak’a olası saldırı için 2003 Ocak - Şubat takvimi verilirken pek çok Batılı gözlemci ‘Niye şimdi?’ diye soruyor.
ABD Başkanı Bush, dünyaya hükmeden ‘son imparator’ sıfatıyla BM Genel Kurulu’na seslenirken, ‘ya Güvenlik Konseyi kararı çıkartın ya da, yolumdan çekilin, tek başıma saldırayım’ şeklinde meydan okuyordu. Daha geçen yıl topraklarında ‘görünmeyen düşman’ın terörist eylemine hedef olmuş bir ülkenin, Irak’a yapay gerekçelerde saldırıp, Bağdat’ı haftalarca bombaladıktan sonra binlerce masum insanın ölümüne yol açması hangi kurala sığar?
11 Eylül’de sonuçta böylesine ‘tek taraflı’ eylemlere ‘tepki’nin ürünü olmadı mı? Sözde ‘terörizmle savaş’ adı altında gelecek kuşakları tehdit edecek yeni yanlışlara yol açılmıyor mu? Washington Post’un deneyimli yazarlarından David Broder, 11 Eylül kurbanlarını anma törenleriyle ilgili makalesinde ABD’nin bu olaydan ne ölçüde ‘ders aldığını’ sorguluyordu.
ABD’nin bu düşmanlığı tetikleyecek ölçüdeki küresel yanlışları, ulusal politikaları 11 Eylül’ün üzerinden bir yıl geçtikten sonra bile yeterince tartışılmadan, aşırı milliyetçi söylemle yeni hedefler gündeme getiriliyor.
Acaba Amerikan kamuoyu bu gelişmelerle ne kadar meşgul.
Kuzey Carolina’daki kongre yenileme seçimlerini izleyen David Broder, uğradığı düş kırıklığını şöyle kaleme almış:
‘Yerel gazetelerin birinci sayfaları ve TV haberlerinin ilk sıraları Bayan Amerika güzellik yarışmasında Kuzey Carolina eyaletini hangi genç kızın temsil edeceği tartışmalarıyla doluydu. Hatta en iddialı iki kızdan birinin üstsüz fotoğraflarının erkek arkadaşı tarafından basına verilmesinin yankılarıyla.
11 Eylül bizi gerçekten değiştirdi mi?
Bu olaydan futbol sezonunun ya da TV’deki bir dizinin başlangıcından daha önemli şeyler olduğunu öğrenecek kadar ders çıkardık mı? Yanıtın evet olduğuna inanmak isterim, ancak korkarım ki, 11 Eylül birçok başka olay gibi saptırıldı, sıradanlaştırıldı.’
11 Eylül’ün anısı çok canlı, insanlık dışı saldırıda yakınlarını kaybedenler gözyaşı döküyor.
Afganistan operasyonunun ardından ABD, Irak’ta savaş istiyor.
İngiltere’nin saygın gazetelerinden The Guardian’da Polly Toynbee’nin makalesinde bu saldırının dünya barışı açısından doğuracağı tehlikeler sıralanmış:
‘Saddam’ın Bağdat’daki seçkin birlikleri ABD’yi çok ciddi kayba uğratabilir. Irak bölünebilir, Şiilerin toprakları İran’a geçebilir. Terörü ateşlemek, gelecek kuşakların terörist yetişmesine katkıda bulunmak, hastalıktan daha kötü bir tedavi olarak görünüyor.’
Neden Irak? Niye şimdi?
Bush gerçek niyetini gizliyor.