İstanbul Merkezi

Brüksel’de açılan “İstanbul Merkezi” 2010 yılında Avrupa Kültür Başkenti seçilen İstanbul’un tanıtımının yanı sıra, AB müzakere sürecinde gevşeyen bağların yeniden güçlendirilmesi açısından da işlevsel bir adım oluşturuyor.
Merkezin salı günkü açılışına davetliydik. İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Kadir Topbaş ve AB Komisyonu Genişlemeden Sorumlu Üyesi Olli Rehn’in tören sırasındaki konuşmaları ve Türkiye-AB Karma Parlamento Komisyonu Eşbaşkanı Joost Lagendijk’in de katıldığı paneldeki tartışmalar, AKP’nin kapatılma davasının da etkisiyle sürecin yeniden ivme kazanacağını gösteriyor.
AB Komisyonu Başkanı Jose Manuel Barroso da Türkiye ziyareti öncesinde kapatılma davasını eleştirmekle birlikte, “demokratik sekülerizmden yana oldukları” mesajını verdi.
Lagendijk’in “En kötü senaryoda bile müzakere süreci yavaşlayabilir fakat kesintiye uğramaz” sözleri de dikkat çekiciydi. AKP’nin “AB’nin ipine yeniden sarılması”, TCK’nın 301. maddesiyle ilgili değişiklik teklifinin de Brüksel’de olumlu karşılandığı gözleniyor.
Konuşmalardan çıkardığımız sonuçlar şöyle:
“AB çevrelerinde Türkiye’deki son gelişmelerden kaynaklanan ciddi bir kaygı var. Bu kaygının odağını AKP hakkında açılmış kapatılma davası oluşturuyor. Ancak burada AKP savunusundan çok, başsavcının girişimini AB’nin hukuk ve demokrasi standartlarıyla bağdaştırmakta güçlük çeken ilkesel değerlendirmeden söz etmek gerekiyor. Kapatmalar, yasaklamalar ve daha sert müdahalelerin AB sürecini tehlikeye düşürebileceğine dikkat çekiyorlar. Çünkü Türkiye’deki gerginlik ve demokrasiyi rayından çıkaracak gelişmelerin Sarkozy-Merkel ittifakı gibi tam üyeliği zaten istemeyen çevrelerin eline koz vereceği endişesi yaygın. Barroso, Olli Rehn ve Lagendijk’in uyarılarını bu çerçevede yorumlamak gerekiyor. Kaldı ki, AB Komisyonu Türkiye sorumluları, yargısal bir darbeye karşı çıkarken AKP’yi de laiklik ve demokrasi konusunda uyarıyorlar ve reformlar konusunda kararlı olmaya çağırıyorlar.
Ancak Ergenekoncu yapılanmanın AB sürecini kesintiye uğratma çabalarının, Türkiye’nin üyeliğini bütünüyle önleyecek bir felakete dönüşebileceği, demokrasiyi felç edebileceği düşüncesi de dile getiriliyor.”
Bu zor dönemde iktidara da muhalefete de “demokrasiyi sahiplenme” konusunda tarihsel bir sorumluluk düşüyor.
Brüksel’de “İstanbul Merkezi” açan Büyükşehir Belediye Başkanı Kadir Topbaş ile Tulu Gümüştekin başta, projeye emeği geçenleri kutlarız. Gece Fenerbahçeliler lokalinde izlediğimiz Chelsea maçından da turla dönsek her şey daha iyi olacaktı!