Kadıköylü

Başbakan Erdoğan’ın Avrupa Konseyi Parlamenterler Meclisi’nde Türkiye’ye “Fransız kalmakla” eleştirdiği Marland-Militello’nun ailesi Kadıköylü çıktı!
Fransız parlamenterin annesi İstanbul Kadıköy doğumluymuş. Aile Ermeni kökenliymiş. 1915 olaylarında Fransa’ya ve ABD’ye göç etmek zorunda kalmışlar. Türkiye’ye o kadar da “Fransız olmadığı” anlaşılan Marland-Militello’nun öyküsü ve siyasi profili kendisiyle yapılan söyleşiler üzerinden medyaya yansıdı. Fransız Parlamentosu’ndaki Ermeni Dostluk Grubu başkan yardımcısı da olan Marland-Militello’nun şu sözleri aynı zamanda Türkiye ile de güçlü dostluk bağlarına sahip olduğunu gösteriyor:
“1915 olaylarında ailemin kurtulmasını sağlayan Müslüman Türk dostlarımız olmuş. Bizi bir gemiye bindirerek ülkeden kaçmamıza yardımcı olmuşlar. İstanbul’a en son geçen temmuzda arkadaşımın kızının düğünü için geldim.”
Başbakan Erdoğan, Avrupa Konseyi toplantısında kadın parlamenterin azınlıklarla ilgili sorusu üzerine, Başkanlık Divanı’na dönerek “Bu arkadaş Fransız mı?” diye sormuştu.
Fransız parlamenterin ailesinin “Kadıköylü” çıkması karşısında Strasbourg’da “Fransız kalan” taraf da değişiyor. Avrupa Konseyi Parlamenter Meclisi Başkanı iki yıldır Türkiye’den AKP’li bir milletvekili. Konumu gereği üyeleri “Kim, kimdir?” diye tanıması gerekir. Hele Başbakan Erdoğan’ın konuşacağı bir oturumda söz alması olası Fransız parlamenterler hakkında daha fazla bilgi sahibi olması beklenirdi. Ayrıca bir “lobi” çalışması olarak ailesi İstanbullu Marland-Militello’ya Başbakan Erdoğan’ın yaptığı davetin bugüne dek çoktan gerçekleştirilmesi gerekmez miydi?
Marland-Militello’nun siyasi pozisyonu gereği Türkiye’ye hiç de “Fransız kalmadığı”nı şu sözler gösteriyor:
“Objektif olarak bakıldığında görülüyor ki Türkiye’de muhalif gazeteciler hapse atılıyor. Başbakan’ın buna cevabı bu kişilerin teröristlerle işbirliği yaptıkları için tehdit unsuru oluşturduğu. Ancak tüm totaliter rejimler hapse attıkları gazeteciler için aynı argümanı kullanır. Dolayısıyla Başbakan’ın cevabı tatmin edici değil. O zaman ben de kendi kendime soruyorum: Neden Fransa’da cezaevinde gazeteci yok! Ayrıca Başbakan hiçbir kanıt sunmadı. Demokratik düzende birilerine karşı böyle suçlamalarda bulunuyorsanız iddialarınızı ispatlamanız gerekir. Üstelik bazı Türk dostlarım tutuklanan gazetecilerin terörist olmadıkları konusunda hem fikir.”
Fransız parlamenter Paris Üniversitesi’nde doğu dilleri ve siyaset bilimi okumuş. Dağlık Karabağ sorunuyla yakından ilgili. Ermenistan, Azerbaycan ve Türkiye’yi yakından tanıyor.
Marland-Militello’yu tanımayan Avrupa Konseyi Parlamenterler Meclisi’ndeki Türkler, Başbakan’ın “Türkiye’ye Fransız” sözlerini Sarkozy başta Fransızlara atılmış bir gol olarak alkışlıyorlar!
Hanımefendi nerelisiniz?
Kadıköylüyüm!