Kadın istihdamı

TBMM’de kabul edilen İş Yasası değişikliği, kadınların işgücüne katılım oranıyla (yüzde 22.3) BM üyesi ülkeler arasında sondan onuncu, OECD sıralamasında ise en altta olan Türkiye’deki göstergelerin düzeltilmesi ve “ücret ve gelir karşılığı” yapılmayan ev işleri, çocuk, yaşlı, hasta ve engelli bakımı gibi işlerin değerlendirilerek, kadın emeğinin “sağlık sigortası ve emeklilik hakları” açısından geçerli sayılması yönünde beklentilere yol açmıştı.
Kadın Emeği ve İstihdamı Geliştirme Girişimi (KEİG) Platformu, “feminist” öneriler içeren görüşlerini tasarı Meclis’te görüşülmeden önce Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı’na iletmeye çalıştılar.
AKP hükümetinin kadın istihdamını sayısal olarak artırmaya çalıştığından hareketle, “Özellikle kadın ve gençlerin istihdamının artırılması bir hayır meselesi değil, toplumsal eşitliğin ve refahın arttırılması ve geliştirilmesi meselesinin ayrılmaz bir parçasıdır” görüşünü dile getirdiler.
Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) tarafından 2008 yılında yayımlanan Zaman Kullanımı Anketi sonuçlarına göre, Türkiye’de kadınlar ortalama olarak günde 5 saatlerini ev işlerine ayırıyor:
“Haftanın 7 günü, günde 5 saatten toplam 35 saatlik, yani neredeyse tam zamanlı bir çalışma mesaisini, emekleri için hiçbir karşılık almadan yapan 20 milyondan fazla yetişkin kadın vardır; bunlardan 12 milyonu kendilerini tam zamanlı ev kadını olarak tanımlamaktadırlar.
Uluslararası karşılaştırmalar ışığında, Türkiye, kadınların ücretsiz mesaisinin en yüksek, okul öncesi eğitim ve kreş oranının ise en düşük olduğu ülkelerden biridir.”
Kadın Emeği ve İstihdamı Geliştirme Girişimi (KEİG) İş Yasası’ndaki, 150 kadın işçi çalıştıran işyerlerine kreş açma zorunluluğu getiren maddenin de “kadın-erkek” toplam 150 işçi çalıştıran işyerleri olarak düzeltilmesini istiyordu:
“Kanun taslağında kadın istihdamının önündeki bu dev soruna yönelik olarak önerilen tek çözüm, işyerinin kreş açma zorunluluğu konusunda dışarıdan hizmet almasına olanak tanıyan, esneklik getirici bir düzenlemeye yer verilmesidir. İşverenin sırtındaki yükleri kaldırmak ve böylece daha fazla genç ve kadın istihdamını sağlamak için, işverenin üzerinden SSK prim ödeme zorunluluğu kademeli olarak Hazine’ye devredilirken, kreş ve emzirme odası açma yükümlülüğü de kaldırılarak bu görev taşeron şirketlere bırakılmaktadır. En fazla 13 hafta olabilen ücretli analık izninden sonra tekrar işe başlayan bir kadın işçi için emzirme odası ve kreş hizmetlerinin işyeri içinde olması kadın işçinin işe devam edip etmeme kararı açısından önemlidir.” Bu madde tasarıdan tümüyle çıkartıldı.
“AKP’li kadınlar, feminizmin kölesi olmadı” diyen anlayış İş Yasası’na da yansımış durumda! Zaten en az 3 çocuk doğuracak kadın, çalışmaya nasıl zaman bulacak?