Kadına yüzde beş

Kadına yüzde beş


KA - DER, yeni parlamentonun en az yüzde 10'unun (55 sandalye) kadın üyelerden oluşması için yola çıkarken kamuoyunun desteğiyle siyasi partilerin liste tercihlerini etkilemeyi hedef almıştı.
Adaylar, Yüksek Seçim Kurulu'na bildirildiğinde görüldü ki, kendilerini en "feminen" sayan partiler bile "maço" diye tiye aldıkları partilerin gerisine düşmüşler! Seçilme şansları dikkate alındığında Meclis'e girecek kadın milletvekili sayısının 20 - 25 dolayında gerçekleşeceği tahmin ediliyor. Bu sayı, KA - DER'in "fırsat eşitliği" açısından kaçınılmaz gördüğü 55 üyenin yarısı kadar. Demek ki, yeni dönemde kadın parlamenter oranı yüzde 5'i geçemeyecek.
Yazık! Bu oran, memleketin ne kadar geriye gittiğini düşündüğümüz zaman akla gelen "Bangladeş seviyesi"nin altında olmalı! Ancak bu açığı siyaseten olmasa bile doğa kanunları sayesinde kapatacağımız gerçeğinden hareketle fazla karamsarlığa kapılmayalım. Öyle ya...
"Analar, ne mebuslar doğuruyor!" Kimi partiler "efemine" davranarak biraz kıvırmış olsalar da, liderlerin kadın aday eksiğini kapatmak için hayli çaba harcadığı anlaşılıyor. Ailenin doktoru, avukatı, bodyguardı, hep aday. Üstelik fena yerlere de konulmamışlar. Liste başı olanlar bile var. Erkek milletinden liste dışı kalanlar sırf muhalefet olsun diye bu atamaları da eleştirebilirler. Sahi ne var bunda? Çocuğun dadısı, hanımın estetikçisi, beyefendinin metresi aday yapılmamış ki!.. Bir zamanlar dönemin başbakanı, ANAP kongresinde genel başkanlık koltuğunu kaybettiğinde "terzisiyle, dürzüsüyle karşıma çıktılar" diye isyan edince "Akbulut fıkrası" diye geçiştirilmişti. Demek ki, böyle şeyler gerçek olabiliyormuş.
Neyse, KA - DER'cilerin moralini bozmadan, başka ciddi göstergelere bakalım. Kadın adayların seçilme şansları nasıl gözüküyor, irdelemeye çalışalım:
İstanbul'da Tansu Çiller'in DYP'den seçilmesi garanti. Doğru Yol 7 - 8 kadın parlamenter çıkarabilir.
ANAP, eleştirildiği kadar "maço" parti olduğunu kanıtladı.
Levent Kırca'nın gözü aydın; Işılay Saygın İzmir'den geliyor. İstanbul'daki ön seçimde sondan ikinci olan Güneş Taner üzerine konulmasaydı, 6. sıradaki Sibel Çarmıklı rahat kazanabilirdi. Yılmaz'ın ekonomi danışmanı Nesrin Nar Meclis'e girmeye hazırlanıyor.
Aslan sosyal demokratlara gelince... CHP'de Güldal Okuducu, Bursa'dan ilk sıraya konulunca geçen seçim tek milletvekili çıkaran bu ilden seçilmeyi büyük ölçüde garantiledi.
Bu partinin "özverili" erkeklerinin, daha çok kadının parlamentoda temsiline olanak sağlamak için kolları sıvayıp hep birlikte barajı aşmaya çalışmaları gerekecek.
CHP ve DSP'nin Anadolu'da Kahramanmaraş, Ordu, Giresun, Amasya, Bayburt, Bilecik gibi illerde liste başı yaptığı kadın adayların kazanması bu partilerin muhafazakar seçmenden oy almalarına bağlı.

Türbanlı adaylar

Fazilet'e gelince: 16 kadın adaydan yarısı türbanlı, ancak çoğunun sırası seçilebilir olmaktan uzak. Türbanlılar alt sıralara konulmuş, sadece İstanbul'dan Merve Kavakçı'nın yeri garanti gözüküyor, Ankara'da Ayşenur Tekdal'ın da iddiası var. Prof. Oya Akgönenç ve Nazlı Ilıcak seçilecek durumdalar.
Fazilet'in türbanlıları Meclis'e girdiğinde 1991 seçimlerindeki yemin töreninde Leyla Zana ve HEP'lilerin yol açtıkları manzara yaşanabilir.
İçtüzük, türbanlı yemine olanak vermiyor. Bu durumda Fazilet'in başı bağlı kadınları, üniversite kapılarında bekleyen türbanlı göstericilere dönebilirler.
Listelerde kadınlara ağırlıklı olarak yer veren ÖDP adaylarının seçilmesi ise bu partinin barajı aşmasına bağlı.
KA - DER'in yaptırdığı bir araştırma var: Kararsız seçmen, kadın adayların listelerdeki konumundan etkilenecekmiş.
Halkın bu tercihi, daha çok kadın milletvekili umudunu artırıyor.
-------------
NOT: Rüştü Saracoğlu, dün arayarak ANAP'tan adaylık için başvuruda bulunmadığını, dolayısıyla tasfiye gibi bir durumun söz konusu olmadığını söyledi ve "Milletvekili olmamam politikadan kopmam anlamına gelmiyor. Erken seçimin yanlışlığını savunduğum için kendi isteğimle aday olmadım" dedi.



Yazara E-Posta: d.sazak@milliyet.com.tr

DİĞER YENİ YAZILAR