Kanlı eller

Milliyet, Abdi Bey’in anısına yakışır bir manşetle çıktı Ağca’nın salıverildiği gün: “Abdi İpekçi bir kez daha öldürüldü.”
Türkiye, İpekçi’yi katletmenin bedelini sadece 10 yıl hapisle ödeyen Mehmet Ali Ağca’nın çıkış şovunu, büyük öfke ve acıyla izlemişti. Bu şova ortak olan “bir kısım medya”nın hali de içler acısıydı.
Ankara Sheraton’da “dinlenmeye çekildiği” haberleştirilen, “Sayın Ağca” diye peşinden koşuşturulan “eli kanlı” Mesih’in Hollywood yıldızlarından tek eksiği otele girişteki kırmızı halıydı. Katile oda açan o otel de, sözde, dünyanın en prestijli zincirlerinden biri. Yazık!
Medya bu “kirli kovalamaca”ya son vermeli!
Milliyet okurlarının “Yüzünü görmek istemiyoruz” tepkisi kamu vicdanının ortak sesidir.
Ağca’ları “kahramanlaştıran” yaklaşımlar, yeni Ogün Samast’lara ortam hazırlıyor.
Agos Gazetesi Yayın Yönetmeni Hrant Dink’i, Ağca şokunu yaşadığımız günlerde andık. Rakel Dink’in üç yıl önce söylediği gibi, “Bir çocuktan katil yaratan sistemi sorgulamadan Türkiye aydınlığa çıkmaz.” Tek tek katilleri kovalamak yerine “derin devlet”in cinayetlerdeki rolünü açığa çıkarabilmeliyiz.
Arat Dink, 19 Ocak’ta Agos’un penceresinden “Bu ülkenin adaletine güvenmiyorum” diye haykırırken haksız mı?
Kafes Eylem Planı’nda Hrant Dink suikastından Rahip Santoro ve Malatya Zirve Yayınevi cinayetleriyle birlikte “operasyon” olarak söz ediliyor. Hrant’ın avukatları ve oğlu, cinayetin “Kafes”le bağlantısının da soruşturulmasını istiyorlar. Çünkü orada, “Müslüman olmayan azınlıklara yönelik bu operasyonların İslamcıların üzerine yıkılması hedeflenirken, medya tarafından Ergenekon’a yönlendirilmediğinden” söz ediliyor.
Taraf dün yeni bir “plan” açıkladı.
AKP iktidara geldikten sonra 2002-2003 yıllarında İstanbul Birinci Ordu Komutanı orgeneral Çetin Doğan tarafından hazırlandığı öne sürülen “Balyoz Güvenlik Harekât Planı” adı gibi, “balyoz” niteliğinde eylem planları içermekte. Fatih ve Beyazıt camilerinde “Kanlı Cuma” senaryolarıyla, önce sıkıyönetime, ardından 12 Eylül benzeri darbeye yol açacak stratejiler üretilmiş. Ege semalarında Yunanistan uçaklarıyla çarpışma, olmazsa kendi uçağımızı düşürme gibi niyetler “Balyoz”da yer alıyormuş. Eğer doğruysa bu ülke bu tür operasyonlardan nasıl arınacak, ne zaman normalleşecek?
Hrant Dink suikastının üçüncü yılında “devlet”in rolünü çözebilmek için emniyet, jandarma ve istihbarat teşkilatıyla ilgili parçaları birleştirecek şekilde davanın sürdürülmesi isteniyor. Ağca’nın cezaevinden davul zurna eşliğinde çıkışı gibi Ogün Samast’ın da İstanbul’a gelişinde kalabalık bir grup tarafından karşılandığı belirtiliyor. Katil, sırtı sıvazlanarak Agos’a gönderilmiş! CHP Grubu’nda Abdi İpekçi’den, Hrant’tan söz edilmemesi de ağır bir trajedidir.