Kaygan zeminde adalet

Ne gündü! Davalar ülkesine dönen Türkiye’de 3 Temmuz artık, iki gün önce kutlanan “Kabotaj bayramı” kadar anlamlı bir gün olarak hatırlanacak.
3. Yargı Paketi’yle “Özel Yetkili Mahkemeler”in ismen tarih olduğu gün, “Şike davası” sonuçlandı. Fenerbahçe Kulübü Başkanı Aziz Yıldırım tahliye oldu. “3 Temmuz süreci” olarak adlandırılan 93 sanıklı soruşturma, bir yıl önce büyük gözaltı dalgasıyla başlamıştı. Karar aşamasına gelindiğinde cezaevinde 4 tutuklu kalmıştı. Onlar da serbest bırakıldılar. Aziz Yıldırım Metris çıkışı Fenerbahçeli taraftarların arasında “sevgi seli”yle karşılandı.
Aziz Yıldırım, şike ve örgüt suçlamasıyla toplam 6 yıl 3 ay hapis cezasına çarptırıldı.
Cezanın 3 yılı aşkın bölümü şikeden!
Mahkeme, tahliyelere “tutukluluk sürelerini gözeterek” karar vermiş.
Ayrıca Aziz Yıldırım’ın “başkanlık yapmasına” engel hüküm de cezanın tamamı gibi Yargıtay sürecinde kesinleşecek ya da bozulacak. Bu karardan sonra Futbol Federasyonu’nun “şike vardır ama sahaya yansımamıştır!” yaklaşımı da havada kalıyor!
“Dağ fare doğurdu” dedirten bir başka olay da Özel Yetkili Mahkemeler.
ÖYM’ler, AB’den gelen eleştiriler üzerine görünürde kalktılar ama özde bir şey değişmedi. Bu mahkemeler Ceza Yasası 250’ye göre, Terörle Mücadele Yasası 10. maddeye göre “terör mahkemeleri” olarak çalışacaklar. Sonuçta bir adres, “tabela” değişikliği yapılmış oluyor.
Ergenekon, Balyoz, 28 Şubat davalarına bakan mahkemeler ise ellerindeki dosyaları bitirince kapanacaklar. Mahkemeler, sanıklar lehine getirilen değişikliklere uyarak karar verecekler.
Bu durumda muhalefetin “ne değişti?” yorumu haklılık kazanıyor.
Tutuklu milletvekillerinin serbest bırakılmasına ilişkin teklif reddedilmiş.
TBMM, sorunu çözmeden tatile giriyor.
2 Temmuz Sivas katliamının yıldönümüydü. 35 aydının katledildiği Madımak Oteli’ni ateşe verenlerden 5 firari sanık geçen yıl “zamanaşımı”ndan kurtulmuşlardı. 1994’ten bu yana “kırmızı bültenle” aranan 3 sanık daha varmış!
Sivas’ın acıları 19 yıldır dinmedi.
19 yıl sonra gerçekleşen bir tutuklama ise Musa Anter ailesinin acılarını belki bir parça azaltabilir. JİTEM cinayetinde “tetikçi” olduğu öne sürülen Hamit Yıldırım, sorgusunun ardından Diyarbakır’da tutuklandı.
Son KCK operasyonu davası İstanbul’da başladı.
Büşra Ersanlı gibi “şiddet”le uzaktan yakından ilgisi olamayan sanıkların mağduriyetlerine son verileceğini umuyoruz.
3 Temmuz’un kısa özeti böyle. “Kabotaj Bayramı” etkinliklerinde iskeleye bağlı tekne direkleri yağlanarak üzerine çıkan çocukların denize uçmasına benzer bir yargı sorunsalıyla karşı karşıyayız.
Oysa adalet, kaygan olmayan zeminde, mağdurların haklarını gözeten sağlam bir hukuk temelinde gerçekleşir.
Son paket bunu sağlayacak mı, emin değiliz.