Kırmızı hat

Eklenme Tarihi26.09.2008 - 1:02-Güncellenme Tarihi26.09.2008 - 1:03

Şeffaflık ve hesap verebilirlik adına TBMM Basın Bürosu’nda dün gerçekleşen ve televizyonlardan canlı yayımlanan “tartışma” sonuçta bir “istifa”ya yol açmamış olsa da önemliydi.
Kamuoyu, CHP’li Kemal Kılıçdaroğlu’nun AKP’li Dengir Mir Mehmet Fırat hakkında gündeme getirdiği “hayali ihracat” ve “uyuşturucu kaçakçılığı” suçlamaları konusunda yeni bilgiler edinme olanağı buldu.
Örneğin, şu “kırmızı hat” meselesi.
Mersin’den narenciye ihraç eden MENAS adlı şirketle ilgili 2000, 2004 ve 2006 yıllarında öne sürülen “hayali ihracat yoluyla haksız vergi iadesi sağladığı” iddiaları yargı aşamalarından geçtikten sonra Danıştay, Merkez Bankası ve Hazine’nin zarara uğratıldığı ve gerçekte ihracatın yapılmadığı kararına varıyor. AKP’li Fırat, Kılıçdaroğlu’nun açıkladığı belgelere karşılık Tarsus Cumhuriyet Savcılığı ve Ağır Ceza Mahkemesi’nin “kovuşturmaya gerek olmadığı” şeklinde verdiği kararlarla bu iddiayı çürütmeye çalıştı. Ancak CHP yöneticisinin 2 Ağustos 2007 tarihinde Gümrükler Genel Müdürlüğü’ne MENAS’ın avukatınca yapılan bir başvuruyu açıklaması, “kaçakçılık” konusuna yeni bir boyut kazandırdı.
Dengir Mir Mehmet Fırat, şirket yönetiminden ayrılmış olmasına karşın MENAS’ın avukatı Hulki Özel, AKP’li Fırat’ın da adını vererek, TIR’ların gümrüklerden geçişinde “engelleyici idari işlemlerin durdurulması”nı istiyor.
CHP’li Kılıçdaroğlu ekrana getirdiği belgeyle, MENAS’ın, gümrüklerdeki “kırmızı, sarı ve yeşil” hat uygulamasında “şüpheli” şirketlerin geçtiği “kırmızı hatta” alındığını açıkladı.
MENAS’ın mallarını taşıyan TIR’da ele geçirilen “eroin” ise sürücüye ait bir suç olmakla birlikte Dengir Fırat’ın adının da bulunduğu bir yazı ile ihracat yapan bir firmaya gümrüklerde zorluk çıkarılmaması isteğiyle birleşince, Kemal Kılıçdaroğlu’nun savunduğu şekliyle “siyasi nüfuz kullanımı”nı ortaya koyuyor.
Uğur Dündar’ın başarıyla yönettiği dünkü televizyon programından sonra AKP’li Fırat’ın Gümrükler Genel Müdürlüğü’ne yapılan bu başvuruya açıklık getirmesi gerekiyor.
MESAN’ın üç kez “hayali ihracat” takibine uğraması ve Danıştay’ın Merkez Bankası’nın açtığı dava üzerine “ihracat gerçekleşmeden haksız prim alındığı” kararı da “siyaset ile ticaret” arasında iç içe geçen ilişkilere örnektir.
Kılıçdaroğlu son dönemde sağlam dosyalarla AKP’yi yolsuzluklar konusunda hayli sarstı.
Şaban Dişli olayı, Deniz Feneri yolsuzluğundan sonra Fırat-Kılıçdaroğlu arasındaki “tartışma”dan da yıpranan tarafın siyasi iktidar olduğunu düşünüyorum.
Fırat cebinde getirdiği “istifa” mektubunu Uğur Dündar’a vermeden programdan ayrıldı ancak CHP’li Kılıçdaroğlu’nun iddialarını tam olarak çürütemedi.
AKP’nin yolsuzluklar konusundaki notu düşüyor!

Etiketler