Lula ziyareti

Brezilya’nın sosyalist Cumhurbaşkanı Lula Da Silva’nın Türkiye ziyaretine gösterilen ilgi, bu ülkenin futbolcularına oranla hayli zayıf kaldı.
Aziz Yıldırım, Aragones’in yerine Fenerbahçe’ye Lula’yı getireceğini açıklasa konuk lider hiç olmazsa spor medyasının manşetlerinden düşmezdi!
Lula, İstanbul ve Ankara’da hükümet ve iş çevreleriyle heyecan verici görüşmeler yaptı. Önemli mesajlar verdi.
21. yüzyılda “sol”un vizyonunu anlattı.
Çin, Hindistan, Brezilya gibi küresel ekonomiye yön veren bölgelerde “orta alt sınıfları, yoksulları” güçlendirmeyi hedefleyen yeni fırsatlardan söz etti. Türkiye’nin oynayacağı küresel role değindi.
ABD Başkanı Obama konusunda da ilginç değerlendirmeler yaptı:
“Obama, emperyal politikaları takip etmeme konusunda diğer ülkelerle ortaklıklar kurmalı. Örneğin Türkiye, Ortadoğu sorununun çözümünde yardımcı olabilir. Obama bu muhteşem olasılığı temsil ediyor aslında. Hegemonya değil ortaklıklar kurmamız, çok daha medeni ilişkiler kurmamız artık mümkün. Obama’ya bakınca bunun gerçekten mümkün olduğunu düşünüyorum.”
Lula, bir sendikacı. İşçiler ve aydınlarla kurduğu İşçi Partisi’ni 2000’lerin başında iktidara taşımayı başardı.
Güney Amerika demokrasileri ile Türkiye’nin 1970-80’li yıllardaki siyasal yazgısında ortaklıklar çok.
Şili’de Sosyalist Allende 1973’te CIA darbesiyle devrildiğinde bugün “kurtarıcı baba” rolüne soyunan Demirel, öldürülen devlet başkanına yönelik “ABD komplosu”nu savunuyordu.
Askeri cuntalar Şili’de, Arjantin’de, Brezilya’da seçimle gelmiş iktidarları devirip acımasızca kan dökerken, Türkiye’de 12 Eylül de askeri darbeye sürüklendi.
Güney Amerika’da şimdi sol iktidarlar işbaşında.
Ülkelerini ABD’ye teslim olmadan, IMF’ye muhtaç olmadan yönetiyorlar.
Brezilya küresel mali krizden neredeyse hiç etkilenmedi; Cumhurbaşkanı Lula IMF konusunda Türkiye’nin ders çıkaracağı mesajlar verdi:
“Brezilya artık bağımsız olmayı öğrendi. Hiçbir ülkeye bağımlı değiliz. İşçi sınıfının inşa ettiği bir model kurduk. 20 milyon Brezilyalıyı yoksulluktan orta sınıfa çıkardık. Biz artık IMF’den borç alan değil, IMF’ye borç veren ülkeyiz. Bugün rezervlerimizde önemli miktarda para var. 106 bin istihdam alanı yarattık. Dünyadaki pek çok ülke de büyümeye başladı. Çin, Hindistan ve Türkiye önemli rol oynuyor.”
Lula, küresel krizi doğru okuyan liderlerin başında geliyor. İngiltere Başbakanı Gordon Brown’la karşılaştığında mali çöküşü “mavi gözlü beyaz adamların eseri” olarak tanımlamıştı. İnsanların bir bardak bile üretmeden sadece spekülasyona dayalı para kazandıklarını söylemiş. Özetle, “Yoksulluğumuz bizi o kadar uzun zaman yönetmiş vasat insanların sonucudur” diyor. Ne kadar haklı!
Lula ile Türkiye’de CHP ve DİSK yönetimleri görüşmeliydiler!