Memnu haklar

YSK’nın 12 bağımsızı “veto” ederek seçime vurduğu darbe, “memnu haklar”ın iade belgesini mahkemelerden alan adayların kurula başvurusuyla aşılmaya çalışılıyor. Yasaklanmış hayatlar, yasaklı siyaset, vetolu adaylar, sonu gelmeyen dizi romanlar gibi gündemimizde. “Memnu haklar” tanımı da nedense “Aşkı Memnu”yu çağrıştırıyor! Memnu, (yasak) olan her şey. Aşk, ilişkiler. İnsanca zaaflar. Tepkiler.
Şu sıralar başka bir dizi var ekranlarda: “Öyle bir geçer zaman ki.”
Türkiye’de zaman durmuş gibi; 12 Haziran’da seçime gidiyoruz ama 12 Eylül askeri rejimini çağrıştıran “veto”larla DTP’li adayların Meclis’e girme yolunu keserek. Zaman geçmiş olsa, 1994’te parlamentodan yaka paça alınarak cezaevine gönderilen, yaşamlarının onar yılını hapiste geçiren insanlara, milletvekili adayı oldular diye, mahkemelerden “infaz belgesi” getirmeleri istenir miydi? Öyle bir geçiyor ki zaman, Leyla Zana’nın hakkında verilen cezadan daha fazlasını tutuklu olarak hapiste geçirdiği unutuluyor. Bu nedenle uğradığı siyasal kısıtlılık, YSK tarafından karşısına çıkarılıyor, “mennu hakların iadesi”yle ilgili belge getiremezse seçime katılması, milletvekili seçilmesine engel olunmak isteniyor.
Gültan Kışanak, dört yıldır parlamentoda. Onun “kızlık” soyadı yeni akla geliyor.
1992’de Saddam’ı protesto eylemine katıldığı için “toplantı ve gösteri yürüyüşünü ihlal”den aldığı ceza “veto” yemesine neden oluyor. Aziz Nesin’lik öykü böyle olur işte. Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti, Saddam’ı devirmek için ABD operasyonuna destek olmuş, TBMM’ye tezkere göndermiş, İncirlik’ten kalkan uçaklar Irak’ın işgaline yardımcı olmuştu!
Eski Dev Genç’li Ertuğrul Kürkçü hakkındaki dosya da trajikomik.
1971 muhtırasında Kızıldere katliamından kurtulan Kürkçü’nün peşini bırakmayan “resmi ideoloji” bu kez adaylık başvurusunda ortaya çıktı. Mersin’den bağımsız adaylığı 1974 affına rağmen “veto” edildi. Anayasal düzeni silahlı yoldan değiştirmek suçlamasıyla yargılanan 68 kuşağının yapamadığını, 12 Eylül 1980 darbesinde Evren ve arkadaşları gerçekleştirmişlerdi! Ertuğrul Kürkçü’nün arkadaşları şimdi bu hatırlatmayı yapıyorlar. 12 Eylül’le hesaplaşılamadı ama YSK, kırk yıl önceki Kürkçü dosyasının peşini bırakmıyor. Kürtlerin varlığını, kültürel ve siyasi haklarını savunduğu için 17 yıl hapis yattıktan sonra 71 yaşında bir yazısı nedeniyle 1 yıl 3 ay ceza alan İsmail Beşikçi gibi.
2011 yılı Türkiye’sinde Kürtlere parlamentoda temsil yolunu kapatan kararlarla seçime gitmek düşünülemez. Seçimin meşruiyetini gölgeler. YSK itirazları karara bağlarken demokrasiyi esas alacaktır.
Seçim tarihini erteleyerek, yüzde on barajını düşürerek sorunu çözmek en makulü. Ancak yüzde 65’i değişmiş Meclis gruplarıyla sonuç almak güç. Krizi YSK çözecek. Çankaya da devreye girdi.
Vetolar kalkarsa demokratik bir seçimin önü açılır.