Muhalefet

CHP, 14 Ağustos’ta Meclis’i olağanüstü toplantıya çağırdı. Ana muhalefet, Suriye’deki iç çatışmaların Türkiye için oluşturduğu tehdit ve artan PKK terörü konusunda ‘genel görüşme’ yapılmasını istiyor.
TBMM toplanabilirse hükümet, Güneydoğu sınırındaki sıcak gelişmeler konusunda kamuoyuna bilgi vermek zorunda kalacak. Örneğin Şemdinli’deki operasyonlar konusunda İçişleri Bakanı’nı, Suriye sınırı ‘savaş alanı’a dönerken Myanmar’da Başbakan’ın eşi ve kızına eşlik eden Dışişleri Bakanı’nı TBMM kürsüsünde görebileceğiz.
Ancak parlamentonun toplanabilmesi CHP’nin çağrısına bağlı değil.
En az 184 üyenin TBMM’de bulunması gerekiyor.
Başbakan Erdoğan, AKP’nin toplantıya gelmeyeceğini açıkladı. CHP’yi ‘terör örgütünün kuyruğuna takılmakla’ suçlayarak MHP’yi de frenledi. Bu durumda CHP, ‘genel görüşme’ isteminde yalnız kalacak. Bayram üstü, CHP’li parlamenterler birbirlerini görüp dağılacaklar.
CHP, Meclis tatile girmeden önce de, ‘terör’ gündemli bir çağrıyla Başbakan Erdoğan’a gitmişti.
Erdoğan şimdi o görüşmede CHP’nin ‘Kürt sorununun çözümü’ konusunda yeni bir öneri getirmediğinden hareketle PKK saldırılarının arttığı sırada Meclis’i toplamanın ‘terör örgütüne propaganda fırsatı vereceğini’ savunmakta.
CHP bu atağıyla rakibini mindere çekmeye, olmazsa dışına atmaya çalışan güreşçilere benziyor.
Puan alırsa mesele yok!
Ancak siyasette ‘puan almanın’ tek yolu Meclis değil.
CHP epeydir, muhalefeti Parlamento zemininde yapıyor.
Kurultaydan kurultaya da, Anadolu’ya çıkmaktan söz ediliyor.
Gerçi Kılıçdaroğlu Uludere’ye giderek ön aldı. CHP Şemdinli’ye de bir parlamento heyeti gönderdi.
Kemal Bey, Meclis’i toplantıya çağırmadan önce Suriye sınırına gidebilirdi.
Hatay’dan, Kilis’e uzanan bölge halkında büyük tedirginlik var.
O bölge, Suriye iç çatışmaya sürüklenmeden önce Gaziantep’i, Maraş’ı, İskenderun’u içine alan Türkiye’nin en önemli üretim ve ihracat merkezlerinden biriydi. Turizm, esnafı ayakta tutuyordu.
Suriye’den şimdi sadece mülteci akını var!
Ticaret durdu. TIR’lar beklemede.
Avrupa’daki ekonomik krizin otomotiv ve tekstil başta pek çok sektörü etkilediği bir dönemde Güneydoğu o açığı kapatabilirdi. Suriye nedeniyle o olanak da kayboldu.
CHP, Meclis’te hükümetin ‘güvenlik’ politikalarını sorgularken aynı zamanda ‘Güneydoğu paketi’ni açabilmeliydi.
İstanbul iki aydır köprü eziyeti çekiyor; Kılıçdaroğlu pop starları paparazilerden gizleyen siyah Van’larla seyahat yerine otomobil direksiyonunda TEM’den, FSM Köprüsü’nden geçse ramazanda vatandaşın halini daha iyi anlardı.
Masa başında yazılan bir önerge ya da aynı şeylerin konuşulacağı genel görüşmeden daha etkili yollar bulamaz mı ana muhalefet?
CHP açısından tek tarz-ı siyaset Meclis’i toplamak mıdır?!