Nasıl bir demokrasi?

Nasıl bir demokrasi?



Ülkemizin önde gelen aydınlarından Server Tanilli son yapıtında bu sorunun yanıtını arıyor:
Nasıl bir demokrasi istiyoruz?
Halka, toplumu yönetecek olanları belirleme olanağı sağlayan sıradan bir seçim oyunu mudur demokrasi, yoksa, ondan da önce, siyaset arenasında gerçek bir fikir özgürlüğünün örgütlenişi mi?
Geçen haftayı YSK gündemine gelen '3 Kasım seçimlerinin iptali' tartışmalarıyla geçirdikten sonra, kuruldan çıkan 'ret' kararı üzerine ortalık duruldu. 'Çöldeki serap misali', kaybolan umutlar sonrasında 'sistem'in asıl sorunlarını görebilmek için bir başka 'erken seçim' tartışmasını bekleyeceğiz.
Türkiye bunu hep yapıyor!
3 Kasım fırtınası patlamadan önce eşit ve adil bir seçim yasası yapılsa, barajlar azaltılsa, itirazlar zamanında karara bağlansa bugün 10 milyon seçmenin oyu havaya gitmeyecek, temsilde adalet sağlanacaktı.
YSK, seçimlerin iptali ve DEHAP oylarının geçersiz sayılarak Doğru Yol'a Meclis yolunu açacak bir dağılıma gidilmesi başvurularını 'usulden' geri çevirdi. Böylece ilerdeki tartışmaların önünü kesti.
Türkiye'de artık 'taktik' süreçlerle siyasete yön vermek yerine 'köklü' değişikliklerin arayışına girmek gerekiyor.
Server Tanilli'nin, 1982 Anayasası ile topluma giydirilen 'deli gömleği'ne itirazlarını içeren, 'Nasıl bir demokrasi İstiyoruz?' çalışmasını 2003 Türkiye'si koşullarında güncelleştirmesi içerik ve zamanlama açısından önemli bir ihtiyaca yanıt veriyor.
Eğitim ve demokrasi, Kürt sorunu, ordunun yeri, AB süreci, AKP ve solun geleceği, kitaptaki önemli bölümler.
Tanilli Hoca, siyasetin 'kronik' hastalığına da tanı getiriyor:
"Türkiye'de, ekonomide ve politikada - temiz toplum, temiz siyaset - adına yapısal bir değişiklik gereğini herkes kabul ediyor. Şu da açıklık kazanmış durumda: Ülkenin ekonomisini düzeltmek için, öncelikle siyasetini düzeltmeli, çünkü ekonomiye yön veren, siyaset!
Siyasette de önce Anayasa'dan başlayarak devleti ve devlet - yurttaş ilişkilerini çağdaş temeller üzerine oturtmak, demokratik oyunun baş aktörleri olan siyasal partileri içine düştükleri saygısızlıktan kurtarmak amacıyla, siyasal partiler ve seçim yasalarında köklü değişikliklere gitmek gereği üzerinde anlaşma görülüyor."
Devlet ve siyaset, uzunca süredir kuralların dışına sürüklendi, 2001 kriziyle yolsuzluk ve çürümüşlük batağında dibe vurdu. AKP bu tepkiden beslendi. Tanilli'ye göre çözüm bu noktada, laik demokratik güçlerin 'demokrasiyi gerici güçlerin oyun alanı olmaktan' çıkarmasıydı. Seçenek sol olmalıydı. Aydınlık Türkiye'ye ulaşmanın yolu demokrasiden geçiyor.
2004 Nisan'ındaki yerel seçimler, 'yol ayrımı'ndaki Türkiye'nin asıl sınavı olacak.