ÖĞRENCİLER

Dostoyevski romanı değil, Türkiye’de öğrencilere verilen cezaların tuhaf öyküsü.
Rektörü eleştiren öğrenciye 11 ay hapis. Yılmaz Güney Festivali afişine bir hafta okuldan uzaklaştırma. Dekan hakkında Ekşi Sözlük’te çıkan yazısı nedeniyle yarıyıl öğrenim yasağı. Grup Yorum’un konser biletini satan öğrencilere 1-13 yıl arasında hapis.
Listeye 3 yumurtaya 11 yıl hapis cezası istemini de eklemek gerekiyor.
Bunlar Başbakan’a inat Paul Auster’i haklı çıkartmaya çalışan üniversite ve yargıdan ‘suç ve ceza’ya yönelik ‘mükemmel’ kararlar.
Malatya’da konser bileti satışları nedeniyle öğrencilere yağdırılan cezalar üzerine mahkeme başkanı, ‘Bu karardan hoşnut değiliz. Yasaları uyguluyoruz. Ceza yasasında değişiklik yapılacak, inşallah lehte düzenleme olur’ diye konuşmuş.
2012 yılı Türkiyesi’nde üniversiteler düşünceye karşı nasıl böylesine tahammülsüz olabilir?
Dünkü gazetelerin ortak manşetiydi:
Trabzon’da Karadeniz Teknik Üniversitesi Orman Fakültesi 2. Sınıf öğrencisi Gizem Görnaz, Evrensel gazetesinin ‘Genç Hayat’ ekine üniversiteye kayıt sırasında ‘bağış’ adıyla alınan 100 liraların Güçlendirme Vakfı’na gittiğini yazmış. Rektörü ve yönetimi eleştirmiş. ‘Basın yoluyla hakaret’ten açılan dava öğrencinin ‘iyi hali’ gözetilerek 11 ay 20 gün hapisle sonuçlanmış ve ertelenmiş!
Radikal, üniversite gençliğine yönelik ceza yağmurunu ‘Uzaktan eğitim’ diye kapak yapmıştı:
Denizli Pamukkale Üniversitesi öğrencilerinin suçu da ‘Öğrenciden yana Anayasa’ yürüyüşü yapıp muhalif bir skeç yazıp oynamak. Rektörlük bu gösteriyi ‘özel kurgulamalı ve protesto maksatlı’ sayıp soruşturma açıyor. 5 öğrenciye birer ay uzaklaştırma cezası veriliyor.
Marmara Üniversitesi’nde İletişim Fakültesi Dekanı Yusuf Devran hakkında Ekşi Sözlük’e yazan Mikail Boz’a verilen ceza da bir yarıyıl okuldan uzaklaştırma. Boz 3,96 ortalamayla okul birincisiymiş. Dekanların seçimle işbaşına gelmesini savunan üniversite öğrencisi şimdi hem dönem kaybedecek hem de bursu kesilecek.
İstanbul Üniversitesi öğrencisi Ahmet Açıkça’nın suçu ise Yılmaz Güney festivali afişini Öğrenci Kültür Merkezi’nin duvarına asmak. Neyse ki cezası o denli ağır değil. Bir hafta okuldan uzaklaştırma almış. Yılmaz Güney’in yerine ‘Lady Gaga’ afişi assa ‘iyi hali’ gözetilerek bir hafta tatil yapmak zorunda kalmazdı!
Şaka bir yana, öğrencileri böylesine cezalarla baskı altında tutmak üniversiteye de, yargıya da yakışmıyor.
Bu atmosferin oluşmasında en büyük sorumluluk siyasi iktidarın.
Paul Auster’e kızmadan önce Türkiye’deki iklimi demokratik kılmak gerekiyor.
İsveçli parlamenterler KCK soruşturmasından tutuklu yayıncı Ragıp Zarakolu’nu Nobel Barış Ödülü’ne aday göstermişler.
Zarakolu ve Prof. Büşra Ersanlı BDP Akademisi’nde ders verdikleri için tutuklular!