Öymen ve Kılıçdaroğlu

CHP Meclis Grup Başkanvekili Kemal Kılıçdaroğlu annesinin cenaze töreninin ardından Tunceli’de, “Dersim katliamı”nı savunan sözleri nedeniyle Onur Öymen’in “gereğini yapmasını” istedi.
Öymen’in 10 Kasım’daki Meclis oturumunda Alevileri rencide eden konuşması parti içinde ciddi sıkıntı yarattı. CHP Genel Başkan Yardımcısı Yılmaz Ateş’in konuyu MYK toplantısında gündeme getirerek, Öymen’in TBMM’deki sözlerinin savunulamaz olduğunu belirtti. Ve “özür dileyen” bir açıklama yapılmasını istedi. CHP lideri Baykal’ın da, “İyi olmadı” diyerek meselenin kapatılmasından yana bir tutum aldığı bilgisi kulislere yansıdı.
Ancak CHP Genel Başkan Yardımcısı Onur Öymen’in Dersim’de yaşananları “savunma biçimi” Kemal Kılıçdaroğlu’nun çıkışını haklı kılmanın ötesinde partinin Alevi tabanı üzerinde de hissedilir kırılmalar yaratıyor. Akşam’da Özlem Çelik’le konuşmasında Onur Öymen devam ediyor: “Ben mi bastırdım Dersim isyanını? O zaman Atatürk niye böyle davrandı? Celal Bayar Başbakan’dı. Fevzi Çakmak da Genelkurmay Başkanı. Onlarda mı faşistti? Biz kimseyi üzmemek için bildiklerimizi kendimize saklıyoruz. Kimseyi rencide etmemek için tarihi kurcalamıyoruz. Beni Hitler’e benzetmelerini kabul etmiyorum.”
Onur Öymen, tarihe gönderme yaparken, yakın döneme geliyor. NATO’dan örnek veriyor: “Bakın ben NATO’da büyükelçilik yaptım. Operasyonlarda ‘yan hasar’ dediğimiz bir durum vardır. Bunun olmaması arzu edilir. Geçmişte bu kadar dikkatli davranabildik mi, bunu tarihçiler söylesin.”
Dün CNN Türk’te, Ayşenur Aslan’ın “Medya Mahallesi”nin konuğuyduk, daha önce Öymen’i eleştirirken yazdığım şeyi orada da söyledim. Onur Öymen, “Soğuk Savaş” refleksiyle hareket eden eski bir diplomat. CHP’nin hatası bu tür sözcüleri “demokrasi” tartışmalarında kürsüye çıkarması. Yaşasaydı eğer, aynı kürsüde İsmail Cem’in olduğunu düşünebiliyor musunuz? Ya da Ercan Karakaş’ın, Fikri Sağlar’ın, Hikmet Çetin’in, CHP’de siyaset şansı bulamadığı için AKP’de Kültür Bakanlığı yapan Ertuğrul Günay’ın, Kürt sorunu, Aleviler ve demokratikleşme konusunda neler söyleyebileceğini tahmin edebiliyoruz.
CHP yönetiminin, ağır siyasi sorunlara 1925-30’ların yöntemleriyle çözüm önerenlere terk edilmiş olması trajiktir.
Kemal Kılıçdaroğlu, “Dersim coğrafyasında yaşanan olay bir insanlık dramıdır. Bu bölgede yaşayan insanlar, o dönemin acılarını, kaybolan hayatlarını, ağıtlarını dinleyerek bugünlere geldiler. Ama o olayları günümüzde terör örgütüyle mücadelenin bir unsuru, benzeriymiş gibi ifade etmenin doğru olmadığını ifade etmek istiyorum” diye konuşmuş. Kılıçdaroğlu, Onur Öymen’in tepkileri dikkate alarak “gereğini yapması” halinde CHP’nin rahatlayacağını savunuyor.Öymen’i istifaya çağırıyor.
CHP lideri Baykal, partide açılan “NATO hasarı”nı gidermelidir.