Özel Harp

TBMM’de iktidar ve muhalefet gruplarının önergesiyle “Darbeleri Araştırma Komisyonu” kurulması kararlaştırıldı.
4 Nisan’da başlayan 12 Eylül davasıyla birlikte düşünüldüğünde 1960’tan bu yana yaşanan askeri darbe ve muhtıralarla yüzleşme/hesaplaşma konusunda önemli bir adım daha atılıyor.
Bu sürecin 1982 Anayasası’nı tümüyle kaldıracak “yeni Anayasa” ile tamamlanması halinde Parlamento’nun saygınlığı tartışmasız artacaktır.
Seçim döneminin yeniden 5 yıla çıkarılmak istenmesi karşısında TBMM üyelerine bir yıl daha zaman kazandırmak yerine toplumsal ihtiyaçlara uygun bir yasama faaliyetiyle mevcut sorunları çözmeye çalışmanın daha yararlı olacağını ve bunun için TBMM’nin önünde koskoca 3 yıl olduğunu hatırlatmakta yarar görüyoruz.
CHP’li Mehmet Haberal’ın annesinin cenaze töreni milletvekili seçilmiş 8 üyenin halen cezaevinde bulunduğu gerçeğini bir kez daha gözler önüne serdi. Mustafa Balbay’a Silivri’de geçen üç yılın sonunda hâlâ “koğuş arkadaşı” aranıyor olması hazindir. Nedim Şener ve Ahmet Şık’ın serbest bırakıldıkları duruşmada ODA TV davası için 3 ay sonraya gün verilmişti. Yeni tahliyeler için haziran beklenecek. Soner Yalçın’ın Silivri’de yazdığı kitabın yayımcısı, “Mahpustaki bir gazetecinin sessiz çığlığını duymanız dileğiyle” diye not düşmüş.
Türkiye bir yandan geçmiş darbelerle hesaplaşırken, adalet, özgürlük gibi kavramların “sivil dikta” çağrışımlarına yol açan “otoriterlik” altında ezilmesine meydan vermemelidir.
Bu noktada sorumluluk öncelikle iktidara aittir.
Muhalefet ise, geçmiş darbelerin mağduru olmaktan yakınırken, “darbe teşebbüsleri”ne arka çıkmaktan vazgeçmelidir.
TBMM’de dün araştırma önergeleri görüşülürken eski DİSK Başkanı -12 Eylül’de Barış Derneği davası mağduru- Süleyman Çelebi, boş sıralardan yakınıyordu. Bakan bile yoktu! Az sayıdaki CHP’liden bir kısmı cep telefonuyla konuşuyorlardı!
Gündemde Ergenekon ya da Balyoz olsa CHP grubu dolar taşardı!
CHP’nin geçici 15. maddeyle ilgili Anayasa değişikliğindeki “tarihsel yanılgıya” bu defa düşmemesi olumludur.
Umarız, TBMM Araştırma Komisyonu 1 Mayıs 1977 katliamı, Çorum, Maraş olayları gibi “Kontrgerilla” faaliyetlerinin ve “Özel Harp Dairesi”nin de üzerine gider.
Kenan Evren, 12 Eylül davası başlarken “Demirel niye müdahil olmuyor” diye sormuştu.
1990’de Hürriyet’e verdiği bir demeçte Evren, darbeden önce Genelkurmay başkanı olduğu sırada dönemin başbakanı Demirel’in “Özel Harp Dairesi”nin anarşi ve terörle mücadelede kullanılmasını istediğini’ söylemişti.
Evren “olmaz” deyince Demirel, “Ama 1971’de sıkıyönetimde kullanılmıştı” diye itiraz etmiş.
Komisyon Özel Harpçiler’i araştıracak gücü bulacak mı?
Bu daireyi 1970’lerde yöneten Kemal Yamak Paşa, “Teşkilatta her partiden vatandaşlar olduğunu” açıklamamış mıydı?!

DİĞER YENİ YAZILAR