Pascal bizi diskoya götür

Pascal bizi diskoya götür


Beşiktaş-Gençlerbirliği maçını Köyiçi’nde ‘Turgut’un Yeri’nde izledik. Balık halinde avuç içi kadar ama sımsıcak bir meyhane.
Fenerbahçeli olmasına karşın Hasan Pulur Ağabey sayesinde Beşiktaşlı Turgut’la dost olduk. Meyhaneden çok ‘Beşiktaş müzesi’ gibi. Eski gazete kupürleri, Beşiktaş tarihine damgasını vurmuş ‘şampiyon’ takımların ve futbolcuların fotoğrafları. Maç gecesi Yalvaç Ural, Haslet ve 1903 kazağıyla ‘Press Bey’ Latif Demirci ile gözümüz duvardaki televizyona takılı, yemekteydik. İlk gole kadar keyfimiz yerindendi.
Gençler bastırdıkça, tekir ve istavritlerin kılçığı boğazımıza takılmaya başladı.
Turgut, Fenerli Hasan Ağabey’in ‘uğuruna’ inandığı için daha maç başlarken kulağıma eğilerek, ‘Pulur’u sakın bırakma, erken kalkmak istiyor ilk devreye kadar idare edelim’ dedi.
Beşiktaş son haftalarda defansta erken dağıldığı için ilk devrenin kazasız belasız atlatılması çok önemliydi. 4-0’lık UEFA maçında Slavia Prag’ın golleri başlayınca yüreğimiz ağzımıza gelmişti.
Turgut’un güvencesi Beşiktaş’ın defansından çok Hasan Pulur’un maçın sonunu getirmesiydi. Ancak İstanbul’un trafiği yüzünden Yalvaç’la geç kalınca Hasan Ağabey de ‘Ben erken kalkacağım’ dedi. Hasan Ağabey dışarı adımını atar atmaz Beşiktaş ilk golü yedi.
Haslet’le telefona sarıldık, ‘Abi dönmezsen maç gidiyor, bak biz de Galatasaray maçında Fener’i tutacağız’ dediysek de ikna edemedik. Gençler ikinci golü de attı.
Balıklar zehir olmuştu. Neyseki ikinci yarıda denge sağlandı. İlhan Mansız’ın golleri eşitliği sağladı. Ve sahneye Nouma çıktı.
Hani, Beşiktaş seyircisinin ‘Pascal bizi diskoya götür’ diye kıyamet kopardığı Fransız futbolcu.
Pascal tam bir fenomen. Beşiktaş’a ilk geldiği sezon güzel goller atıyordu. Ancak dengesizdi. Antrenöre cep telefonu fırlatmak, Fulya’nın duvarına işemek, diskoda sabahlamak onun işiydi. Sezon sonunda ülkesine geri döndü.
Bu yıl nedense Beşiktaş yönetimi Pascal’ı yeniden keşfetti, Fransa’ya yöneticiler gönderildi ve Nouma ‘tribündeki amigoların’ gözdesi olarak İstanbul’a getirildi. Eski formundan uzaklaşmıştı. Transferi hataydı.
Gençler maçında Pascal, topsuz alanda Thomas’a saldırarak kırmızı kartla oyundan atıldı. 87’nci dakikada Beşiktaş 9 kişi kalmıştı.
Normal süre 3-3 bitip uzatmalarda ‘altın gol’e sıra geldiğinde Beşiktaş’ın da pili bitmişti. Tur atlayan Gençler oldu.
Sezon başında ‘Pascal’ı niye getiriyorsunuz’ diye eleştirdiğimizde yönetim Fransız oyuncuyu göklere çıkarıyordu. Serdar Bilgili nihayet uyanmış, ‘Beşiktaş ve benim için Nouma defteri kapanmıştır’ diyor.
Günaydın başkan!
Beşiktaş 100’üncü yılda iyi gidiyor, hedef şampiyonluk. Dileyelim de ‘yığınakta yapılan hatalar’ Beşiktaş’ı başarıdan alıkoymasın. Şampiyonluk ‘diskoda kaybedilmesin!’