Pembe Köşk

Kurultay salonuna Atatürkün, Benim iki büyük eserim var, biri Türkiye Cumhuriyeti diğeri CHPdir sözlerinin yazılı olduğu pankart asılmıştı.29 Ekim 2003 törenlerini bu yıl özel kılan siyasi gelişmelerin odağında ne yazık ki CHP yok! AKP iktidarı nedeniyle İslamcı akımların Cumhuriyetle rövanş konusunda mesafe almasından duyulan kaygılar, üniversiteler başta olmak üzere toplumun aydınlık kesimlerini harekete geçiriyor.YÖK sorunu, türban ve imam hatipler nedeniyle tırmanan hükümet - üniversite gerilimi rektörlerin yürüyüşüyle Anıtkabire taşındı.Cumhurbaşkanı Sezer de, Köşkteki davete AKPli milletvekillerinin türbanlı eşlerini çağırmadı. Çankayanın kamusal alan olmanın ötesinde Atatürkün en büyük eserim dediği laik Türkiye Cumhuriyetinin, 80 yıl önce gerçekleştirdiği devrimlere sahip çıkılması yönünden de bir çağdaşlık adresi olarak korunması ve türban kriziyle yıpratılmaması gerekiyor.Bu haftaki Sohbet Odasını Pembe Köşkte CHP Ankara milletvekili Gülsün Bilgehan ile yaptık. İnönü Vakfınca 29 Ekim öncesinde halka açılan Köşk, yaşayan bir Cumhuriyet Müzesi. Atatürkün silah arkadaşı, Milli Şef, İkinci Cumhurbaşkanı İsmet Paşanın kızı Özden Hanımın özverili uğraşları sonunda 1920 - 30lu yılların coşkusu, sergilenen eserlerle, fotoğraf ve özel eşyalarla genç kuşaklara aktarılıyor.Pembe Köşkte bu yıl Atatürkün eşi Latife Hanımla ilgili bir köşe açılmış. Kısa evlilik dönemine ilişkin eşyalar ve o dönemin hiç yayımlanmamış, Latife Hanımın başı açık fotoğrafları dahil Atatürkle paylaşılan anılar, günümüze taşınmış.1928de Afganistan Kralının Türkiye ziyareti sırasında çekilen fotoğraflardaki modern kadınlar ise bir ülkenin Taliban rejimiyle son bulan serüveninin acı hatırası. Özden Hanım bu resimleri gösterirken, Nereden nereye diye üzülmekte haklıydı.İnönü ailesinin Meclisteki son temsilcisi Gülsün Bilgehan ile Pembe Köşkün tarihi dokusunda CHPyi, muhalefeti ve Türkiyenin gündemindeki sorunları konuştuk.Gülsün Bilgehan, Avrupa Konseyi Parlamenter Meclisi üyesi. Kadın hakları üzerine çalışıyor. İranlı Şirin Ebadiye verilen Nobel Barış Ödülünün kadınların zorla örtünmesi dahil her alanda özgürleşmesine yönelik önemini vurgularken, Türkiyede kadınların Cumhuriyetle elde ettikleri kazanımlarının çok iyi anlaşılması gerektiğini vurguladı.21inci yüzyılda İranda kadınlar açılmaya çalışırken, Türkiyede tesettürün savunulması Cumhuriyet devrimlerinden geriye dönüş olarak görülebilir. Herkes Mersine, AKP tersine! Ancak bu gidişi önlemenin yolu orduyu göreve çağırmak olmamalı.Pembe Köşkten bu duygularla ayrıldık. dsazak@milliyet.com.tr Cumhuriyetin 80inci yılı kutlamalarıyla CHPnin 30. Kurultayı eş zamanlı gerçekleşti.