Rövanş

AKP, 8 yıllık kesintisiz eğitimin kademeli olarak 12 yıla çıkartılması yönünde harekete geçti.
Teklif görünürde eğitim süresini uzatıyor gibi algılansa da gerçekte “zorunlu” eğitimi ilk dört yılın sonunda esnetiyor. 4. sınıftan sonra “açıköğretim” uygulamasıyla kaldırıyor.
12 yıllık kademeli eğitim “4+4+4” şeklinde formüle edilmiş.
Kamuoyu AKP’nin bu yeni atağını, Rıdvan Dilmen’in “Yüzde 100 futbol” taktikleri gibi izlerken “28 Şubat’ın rövanşı” şeklinde ifadesini bulan düzenlemenin tümüyle siyasi olduğu teklifin TBMM komisyonunda görüşülmesiyle anlaşıldı.
Milli Eğitim Bakanı Ömer Dinçer, eleştirilerin “ideolojik” olduğunu söyleyerek tartışmayı AKP’nin sevdiği “laik-muhafazakâr” ayrımına çekti.
Tartışma; Başbakan Erdoğan’ın “dindar gençlik yetiştirme” sözüyle zaten başlamıştı.
İktidar şimdi bir adım daha atıyor, 4 yıllık zorunlu eğitimin ardından imam hatiplere yönelme çağını erkene çekiyor. Aileler erken yaştaki çocukları için istedikleri tercihi yapabilecekler.
TÜSİAD teklifi endişe verici buldu. Dün de Güler Sabancı’nın “çocuk gelinler ve çocuk işçilerle ilgili kaygılarını ifade eden” açıklaması geldi.
Türkiye özellikle kız çocuklarının okullaşması konusunda onca yol almışken “geriye gidiş” niteliğindeki bu teklifle AKP’nin her fırsatta CHP’yi eleştirdiği 1930-40’ların “tek parti rejimi”nin hatalarına düşülüyor. Köy enstitülerinin kapatılmasına benzer uygulamalar akla geliyor.
Eğitimde reform yapılacaksa “ileri demokrasiler”de olduğu gibi eğitimin süresi ve kalitesi fırsat eşitliğini sağlayacak şekilde -üniversite çağına dek- uzatılır ve zorunlu hale getirilir.
8 yıl zorunlu eğitimi bile çok görmek çocukları sokağa bırakmak anlamına gelmiyor mu?
Kız çocukları ise 4-5 yıllık ilköğretimin ardından eve çekilecekler ve erken yaşta evlendirilecekler.
Türkiye’nin ihtiyacı olan “eğitim reformu” bu olmasa gerek.
Bu teklif on yıllık iktidar süreci sonunda AKP’nin yargı alanında olduğu gibi eğitimde de “reform yorgunu” düştüğünü gösteriyor.
Milli Eğitim’de on yılda 4 bakan değişmiş!
Eğitimde bir reform yapılacaksa bu tasarıyı “hükümet getirir.” Oysa hükümet programında böyle bir hazırlıktan söz edilmiyor. Teklif AKP’nin 5 grup başkanvekili tarafından verilmiş. Milli Eğitim Bakanı Ömer Dinçer mecburen savunmak zorunda.
Ancak öyle bir teklif ki, sınav ve özel dershaneciliği, 7, 8. sınıflardan 2. sınıfa çekiyor!
Çocuklar bu gidişle okul öncesinde hazırlık kurslarına başlayacaklar.
Yabancı dil eğitimindeki başarısızlık da teklifin gerekçesi olamaz.
Eğer öyleyse on yıldır iktidarda olan AKP öğretmenlerin kadro sorununu çözerek ve eğitimin kalitesini artırarak bu şikâyetleri önlerdi. Eğitim sistemi, bir kez daha “yaz boz tahtası”na çevrilmekte.
28 Şubat’ın rövanşı başka türlü alınmalıydı!