Şanslı çocuklar

Ogün Samast ve Cem Garipoğlu’ndan söz ediyoruz! Zanlısı oldukları cinayet davalarında yasalardan yana şanslılar. Yargı önünde “çocuk” sayılıyorlar.
Hrant Dink’i öldüren Ogün Samast’la ilgili son karar kamu vicdanını bir kez daha yaraladı. Mahkeme, 18 yaşından küçük olduğu için Samast’ın çocuk mahkemesinde yargılanmasına karar verdi. Sevgili eşi Rakel, Hrant’ın cenazesinde “Bir bebekten katil yaratan zihniyeti” sorgulamıştı. Cengiz Çandar’ın ironisiyle, “Bir katilden çocuk yaratan” günlere geldik!
Sadece yaşı tutuyor diye, “taş atan çocuklarla, kurşun atanlar” aynı haklardan yararlanıyor.
Derin devletin “yazılı olmayan” bir kuralı Susurluk sonrası bir devlet büyüğü tarafından açıklanmıştı: “Devlet için kurşun atan da yiyen de birdir.”
Taş atan çocuklarla ilgili yasa görüşülürken bu olasılık “atlanmış” mı diye baktık.
CHP’li milletvekilleri kaygılarını dile getirmişler.
İşte 18 Mart tarihli Adalet Komisyonu tutanağı:
Turgut Dibek (Kırklareli): “Bu ülkede çok uzun bir süre Münevver Karabulut cinayeti gündemdeydi. Hep beraber bunu medyadan takip ettik, cinayetin faili olan kişi uzun süre firardaydı, sonra yakalandı. Herkes görüntülerine baktığında ne dedi? ‘Bu kişi nasıl on sekiz yaşın altında olur, olur mu böyle bir şey?’ dedi. ‘Bu kişi çok büyük gözüküyor, sakallar falan baktığımız zaman çok yetişkin bir insan görünümündeydi’ dedi. Sonraki süreci hatırlayın, ne oldu? O kişiyle ilgili kemik röntgenleriyle ilgili yaş tespiti için adli tıpa kadar gitti olay. Yani bunların her biri ortaya çıkacak, bunların her biri olacaktır bu yargılamalarda ve sonunda şu olur mu diye benim bir endişem var: Bu iş acaba büyükleri de kapsar mı, İnsan Hakları Sözleşmesi’nin 14’üncü maddesi gereği büyükleri de en sonunda bu değerlendirme içerisine alırız der miyiz veya bu tartışmalar Türkiye’nin önüne gelir mi diye kaygım var.
Ali Rıza Öztürk (Mersin): “Hrant Dink’i öldüren Ogün Samast veya Münevver cinayetini işleyen Cem Garipoğlu çocuk mahkemelerinde yargılanırken, terörle mücadele suçu işledikleri iddiasıyla on beş yaşını doldurmamış kız çocuklarının hapishanelerde çürütülmesini ve yaşıtlarından daha büyük cezalar almasını, ömürlerini, gençliklerini, çocukluklarını hapishanelerde geçirmelerine bizim de gönlümüz razı değildir. Burada çocukların yeri hapishaneler değil, okullar olmalıdır.”
CHP’liler haklı çıktı.
TBMM’nin “şanslı çocuklara tanıdığı” hakları kurbanların ailelerine de tanımasının tek yolu, “faili meçhul” cinayetlerle ilgili araştırma komisyonunu kurması ve seçimden önce çalıştırmasıdır.
Hrant Dink önergesi de gündeme alınmayı bekliyor.
Komisyonu savsaklamak ayıptır. Türkiye’nin utancıdır.