Savaş kapıda

Savaş kapıda


Azor Adaları’nda kameralara gülümseyerek ‘savaş pozu’ veren Bush, Blair ve Aznar’ın Irak’a tanıdıkları ‘son 24 saat’le birlikte ABD operasyonu için geriye sayım başladı.
BM’den karar çıkarmaktan vazgeçen ABD ve İngiltere’nin Irak’ı vuracağı kesinleşmiş gözüküyor. Bush yönetiminin haftalardır söylediği gibi savaşı bundan böyle Saddam Hüseyin’in ülkesini terk etmesi ve Bağdat’ta rejim değişikliği önler.
Yaygın bir görüş de Saddam çekilse bile ABD’nin bölgeye yerleşme planının değişmeyeceğidir.
Bu niyeti görmek için stratejist olmak gerekmiyor, İskenderun üzerinden Türkiye’nin güneydoğu sınırında sürdürülen ‘askeri yığınağa’ bakmak yeterli. Washington bir yandan da ABD Başkanı Bush’un özel temsilcisi Zalmay Halilzad’ı Ankara’ya göndererek, Irak’ın savaş sonrası yapılandırılmasına ilişkin çalışmaları sürdürüyor.
Ortada gerçekten tuhaf bir manzara var:
Bush’un Erdoğan’a mektubunda, Türkiye’nin Kuzey Irak’a girmesi halinde çatışma uyarısında bulunan ABD yönetimi, Meclis’ten geçmeyen tezkereye rağmen Akdeniz’deki gemilerde bulunan 4. Tümen’e ait araç ve malzemeyi limanlara indirmeye, lojistik amaçlı arazi kiralamaya devam ediyor.
Erdoğan - Gül yönetiminin kararsızlığı sonucu ABD, Türkiye ile köprüleri attıysa askeri hazırlığı hangi ‘yetki’yle sürdürüyor?
Hükümetin de ne yaptığını anlamak güç!
Savaş çıkmak üzere, yeni Başbakan Tayyip Erdoğan, ‘eski kabine’ üyeleriyle toplanıp, hükümet programı ve güvenoyu takvimiyle oyalanıyor. Bu politikasızlığın sonucu, piyasalar dün altüst oldu, borsa yüzde 11 değer kaybetti, dolar ve faiz yükseldi.
Hükümet sözcüsü Cemil Çiçek’in ‘saat başı gelişmeleri değerlendiriyoruz’ sözleri de güven verici bulunmadı.
Washington ile Ankara arasındaki ‘tezkere pazarlığı’nın bedeli ağır oldu. Tayyip Erdoğan’ın ‘Ben kasaya giren paraya bakarım, sıkı pazarlıkçıyım’ demesine karşın, Bush yönetimine verdiği sözleri yerine getirmemesi ve Colin Powell’ın ‘İkinci tezkere geçse bile paketin yeniden gündeme geleceğinden emin değilim’ sözleri dış yatırımcıyı ürküttü.
ABD’den gelecek 26 milyar dolarlık paket, 2003’teki dış borç servisinin ‘sigortası’ olacaktı.
Erdoğan - Gül yönetimi bu olanağı geri çevirdiklerine göre, Türkiye’yi gücüyle ayakta tutacak ‘sürpriz kaynakları’ devreye sokmak zorundalar.
AKP yönetimi belki de, ‘Savaşı gösterip Meclis’i tezkereye razı etmek’ istiyorlar.
Askerlerin de ABD’nin Kuzey Irak’taki ‘Kürt kartı’ nedeniyle Washington’la ipleri koparmaktan yana olmadığı gözleniyor.
Ankara kulislerindeki beklenti şudur:
Birinci Körfez Savaşı’ndaki gibi ABD’nin hava saldırısı başlarsa ‘ertesi gün’ hükümet, üsler ve hava sahasıyla ilgili izin tezkeresini TBMM’ye sunar.
Tezkere güvenoyundan önce görüşülebilir.