Savaş ve ekonomi

Savaş ve ekonomi


ABD’nin olası Irak harekatının turizm ve dış ticaret başta olmak üzere Türkiye ekonomisini vuracağı kesin. Washington yönetimi Ankara’nın bu tedirginliğini bildiği için, çeşitli destek programları geliştirmeye çalışıyor.
İkinci Körfez Savaşı, 2001 Şubat krizinin olumsuz etkilerinden kurtularak, yeniden büyümeye geçen ekonomiye telafisi uzun yıllar alacak riskler yükleyebilir.
Güvenlik ve can kayıpları gibi savaş felaketleri dışında ABD’nin Irak harekatının Türkiye’nin ‘bıçak sırtı’ndaki ekonomisinde derin yaralar açacağı ortadadır. Bu yıkımı mutlaka önlemeliyiz.
ABD, Birinci Körfez Savaşı’nın maliyetini Arap ülkelerine yüklerken, Irak üzerinde denediği silah teknolojisini savaştan sonra pazarlayarak milyarlarca dolar kazanmıştır. Petrol fiyatlarındaki düşüşten en çok yararlanan da Amerikan tüketicileri olmuştur.
11 yıl sonra Bush’u iktidara taşıyan Teksaslı ‘petrol ve silah lobisi’ Afganistan ve Irak’ta eski stokları tüketerek, ABD ekonomisindeki durgunluğu aşmaya çalışıyor.
Ya krizden kurtulma uğraşındaki Türkiye ekonomisi savaştan nasıl etkilenecek?
IMF ile sürdürülen ekonomik programın ağır bir bedeli oldu. 2001 Şubat’ından sonra 2.5 milyon kişi işini kaybetti. Binlerce işyeri kapandı. Kişi başına ulusal gelir 2100 dolara düştü. Ekonominin toplam büyüklüğü 150 milyar dolara geriledi.
İki yıldır kemer sıkılıyor.
Sonuçta enflasyon, yüzde 30’ların altına düştü. Ancak tek başına fiyatların düşmesi yetmiyor. Faizler hala yüzde 60’larda. Dolayısıyla Türkiye’nin borçlanma maliyeti azalmak bir yana enflasyonun düşmesi sonucu ikiye katlanmış durumda. Yüzde 30 enflasyon, yüzde 60 faizin sonucu 30 puan reel faizle Türkiye’nin 95 milyar dolarlık iç borç stoku daha da artacak.
Borçların çevrilmesi için, her yıl gereksinim duyulan kaynak ihtiyacı bu gidişle 20 milyar doların altına düşmez.
Ekonomi ek kaynağı nereden bulacak?
IMF programında öngörülen yüzde 6.5 bütçe dışı fazlayla borç yükü azaltılıyordu. 35 milyar dolarlık ihracat önemliydi. Bu rakamın 7 - 8 milyar doları turizmden geldi. Reel sektör ise henüz 2001 öncesine dönemedi. Ekonomi yeniden üretmeye, büyümeye geçerken Irak’la savaş olasılığı Türkiye açısından büyük şanssızlık.
AKP hükümetinin ekonomi yönetiminde sergilediği ‘çok başlılık’ sonucu başlangıçtaki ‘iyimser dalgayı’ kaybettiği gözleniyor. Ne yazık ki, savaş rüzgarları ve ‘Irak faktörü’ öteki tüm değişkenlerin önüne geçmiştir.
Böyle zamanlarda ‘nereye gidiyoruz’ kaygısını seslendirmek Meclis’teki muhalefetten beklenmez mi?
Haydi ‘savaşa hayır’ diyemiyorlar, ekonomide de söyleyecek sözleri yok mu?
CHP’nin ‘Ortega’sı Kemal Derviş de Fenerbahçe’nin Arjantinli transferi gibi kayıplara karıştı. Aziz Yıldırım ile Deniz Baykal el ele verip Ortega’yı - pardon - Derviş’i Türkiye’ye getirmelidir.
2003 senaryosunun mimarı Derviş’in ne düşündüğünü merak ediyoruz.











DİĞER YENİ YAZILAR