Seçim tartışması

Seçim tartışması



Yargıtay'ın DEHAP kararını onaması, 3 Kasım seçimlerinin yenilenmesini doğuracak bir sürecin başlangıcı olabilir mi?
AKP sözcülerine bakılırsa bu mümkün.
CHP ise YSK'nın seçimler üzerinden bir yıl geçtikten sonra böyle bir karar alamayacağı görüşünde.
Meclis 1 Ekim'deki yeni yasama dönemine, Irak'a asker gönderme kararının da önüne geçecek bir siyasi tartışmayla giriyor. Yargıtay kararı Ankara kulislerini şimdiden dalgalandırdı.
Tartışmanın kaynağında DEHAP'ın 3 Kasım seçimlerine eksik örgütlenme ile girdiği saptaması var. Cumhuriyet Başsavcısı'nın seçime beş kala YSK'ya yaptığı 'hileli' örgütlenme savı dikkate alınmamıştı. Seçimden sonra DYP, Yüksek Seçim Kurulu'na itiraz etti. Ancak delillendirme açısından bu itirazdan zamanında sonuç alınamadı. DEHAP'la ilgili dava geçtiğimiz haziran ayında tamamlandı. Yargıtay'ın bu kararı onamasıyla DEHAP'ın seçime hile karıştırdığı kesinleşti.
Şimdi gözler Yüksek Seçim Kurulu'nda.
DYP'nin başvurusu üzerine YSK karar verecek.
Kimi hukukçular, zaman aşımı nedeniyle YSK'nın seçimi iptal yetkisi olamayacağı düşüncesinde. YSK itirazı reddedebilir ya da topu Meclis'e atabilir.
Meclis'teki iktidar ve muhalefet grupları 'iptal'den yana değil. AKP ise DEHAP oylarının geçersiz sayılarak, Doğru Yol'a grup kurdurulmasına karşı.
AKP Genel Başkan Yardımcısı Dengir Mir Mehmet Fırat'ın dünkü açıklaması bir meydan okuma niteliğindeydi:
'Eğer YSK, başvuruyu kabul edip seçimlerle ilgili kısmi bir karar verirse biz de erken seçime gideriz. Bu defa 450 milletvekiliyle geliriz. Biraz noksanımız vardı onu da tamamlamış oluruz. Korkumuz yok, Meclis'ten erken seçim kararı çıkar.'
CHP ise bu karışıklıktan YSK'yı sorumlu tutuyor. CHP lideri Deniz Baykal, YSK'nın alacağı karar ne olursa olsun 'izahta zorlanacağını' savundu. Baykal'a göre YSK, yeni bir yanlışın eşiğinde. CHP Genel Başkanı iptale dönük senaryolar konusunda bağlayıcı konuşmuyor ve 'YSK tercihini ortaya koysun, bakarız' diyor.
Seçimlerin iptali Türkiye açısından bir 'istikrarsızlık ve kaos ortamı' doğurur mu?
YSK kararıyla Meclis'e girmeye hazırlanan DYP kadroları, seçimde sahtecilik yapılması karşısında yargı kararına mutlaka uyulması gerektiğini aksi halde Meclis'e gölge düşeceğini ve bir 'meşruiyet' sorunu doğacağını savunuyorlar. O nedenle YSK bu yanlışı mutlaka düzeltmeli.
TBMM Başkanı Bülent Arınç ise farklı düşünüyor:
'Sahtecilik yaptığı iddia edilen kişilerin cezaları kesinleşmiş bulunmaktadır. Seçim hukukunu etkilemez. 3 Kasım seçimlerinden dolayı herhangi yeni bir karar almaya gerek kalmayacaktır.'
Seçimlerden bir yıl sonra seçimin iptalini tartışan bir ülke.
Burası Türkiye!