Seçim yasasına öncelik

Seçim yasasına öncelik


Fransa'daki Le Pen depremi, Türkiye'de "gündem dışı" tutulmaya çalışılan "seçim sistemi" arayışını tetikledi.
Merkez sağda parti kurma hazırlığındaki Hüsnü Doğan'dan sonra Genelkurmay Başkanı Orgeneral Hüseyin Kıvrıkoğlu ve Doğru Yol Partisi lideri Tansu Çiller de "iki turlu" seçimi savunan açıklamalar yaptılar.
Seçim ve siyasi partiler yasasında düzenleme isteği yeni değil. Türkiye'de "seçime beş kala" yasa değiştirerek "sandık dizaynı" bir "demokrasi klasiği" halini aldı. Özal döneminde bu müdahale, il ve ilçe sınırlarının yeniden çizilmesine dek uzanmıştı.
TBMM'de halen seçim ve partiler yasasıyla ilgili 21 öneri bulunuyor.
Anayasa Komisyonu üyesi ANAP İzmir milletvekili Işın Çelebi, geçen hafta liderler düzeyinde girişimde bulunarak, aylardır hiçbir işlem yapılmayan yasa önerilerinin gündeme getirilmesini istedi. Çelebi, Mesut Yılmaz ve Devlet Bahçeli'den sonra Başbakan Ecevit'ten de randevu istedi.
Çelebi'nin geçen sonbaharda Meclis Başkanlığı'na verdiği yasa önerisi; siyasal partilerde, liderlerin görev süresinden seçim harcamalarında şeffaflığa, ön seçimden milletvekilleri sıralamasında vatandaşa tercih oyu kullandırtmaya uzanan köklü değişiklikler içeriyordu. Öneriyle, "seçim ittifakı"na olanak tanınıyor, Türkiye milletvekilliği getiriliyordu.
6 Kasım 2001 tarihinde TBMM'ye sunulduktan sonra Anayasa Komisyonu'nda beklemeye alınan bu öneri de, toplam 21 adet yasa değişikliğiyle birlikte liderlerin "düğmeye basacakları anı" bekliyor.
Hükümetin özellikle DSP kanadı, uygulanan ekonomik programın selameti ve "istikrar" açısından seçim konusunun gündeme gelmesini "zamansız" buluyor. Başbakanlık koridorlarında "Seçim yasalarını tartışmaya açarsak Meclis'i çalıştıramayız, onca sorun varken siyasi partiler ve seçim sistemini tartışmanın sırası mı?" eğilimi öne çıkıyor.
Işın Çelebi ise şu görüşte:
"Yönetebilir bir demokrasi için, adil bir seçim yasası hazırlığına şimdiden başlamalıyız. Fransa'dan alınacak dersler var. TBMM Anayasa Komisyonu bünyesinde bir alt komisyon kurulur, oraya üniversitelerden, sivil toplum örgütlerinden de temsilciler çağrılır, Türkiye'nin ihtiyacı olan seçim ve siyasi partiler yasasındaki değişiklikler için konsensüs aranır. Her seçimde olduğu gibi bu defa da son dakikada oldu bittiyle sandığa gidersek yine aynı sorunlarla karşılaşabiliriz."
Fransa'daki Le Pen şoku nedeniyle "kurtarıcı" olarak öne çıkan "iki turlu" seçim sisteminin Türkiye'deki olası sakıncalarını dün Meclis Başkanı Ömer İzgi dile getirdi. Dar bölge tek milletvekili yönteminin Doğu ve Güneydoğu'da HADEP'i güçlendireceğinden kaygı duyuluyor. Türkiye seçmeninin yüzde 65'ini sağa oy verme eğilimi ise "solsuz parlamento" riskini akla getiriyor.
Bu kaygıları gidermenin yolu tartışmaktan geçiyor.
Siyasi partiler ve seçim yasaları bu hükümetin de "öncelikli" programı değil miydi? Ne oldu?