Şiddete son

Kadınlara yönelik şiddet, medyayı da içine alan koruma önlemlerini gündeme getiriyor.
Aile ve Sosyal Politikalar Bakanı Fatma Şahin, Habertürk’te yayımlanan “sırtından bıçaklanmış kadın” fotoğrafından sonra şiddete uğrayanların kişilik haklarını ihlal eden haber ve görüntüler nedeniyle basına yönelik tazminat cezalarının arttırılmasından yana. Hazırlanan taslakta, Basın Kanunu’nun, “cinsel saldırı, cinayet ve intihar olaylarıyla ilgili haber verme sınırlarını ihlal” hükümleri yeni yasa kapsamına alınıyor.
Böylece medyanın kendi içinde yapamadığı denetim, yasal yoldan sağlanmak isteniyor.
Fatma Şahin’i önceki gece Kanal 24’te Yavuz Baydar’ın sunduğu “Açık Görüş” programında izledik.
Peş peşe gelen cinayetler karşısında kararlı bir mücadele başlatmaktan yanaydı.
Bakan olduktan sonra yasa hazırlıkları konusunda hayli yol aldığı anlaşılıyor.
Şahin’in şu sözleri TBMM’den çıkacak yasanın çerçevesi hakkında fikir veriyor: “Özellikle Ayşe Paşalı cinayetinde bu kadar şey yapılmasına rağmen ‘Neden devlet koruyamadı’ sorusunu masaya yatırdık. Sahada yaşadığımız tecrübeyle yasal altyapıyı güçlendiriyoruz. Kolluk kuvvetlerinin oradaki yetkisini artırıyoruz. Aile Mahkemeleri’ne yetki devri veriyoruz. En önemli şey, elektronik kelepçeyle izleme takip sistemini kuruyoruz. Birçok AB ülkesinin yaptığı gibi teknik bir takip sistemi oluşturacağız. Kadını, canı koruyacak şekilde bütün gücümüzü seferber edeceğiz.”
Yasanın adının da “Kadın ve Aile Bireylerinin Şiddetten Korunmasına Dair Kanun Taslağı” olarak değiştirilmesi öngörülmüş.
Taslakta sadece eşlerin değil, kadın, çocuk, eş, nişanlı ya da yakın ilişki içerisinde yaşayanların, evliliği ya da birlikteliği bitmiş bütün bireylerin ve diğer aile bireylerinin korunması amaçlanıyor.
Aile Mahkemesi, şiddet ya da şiddet ihtimali halinde “şiddete yönelik söz ve davranışta bulunmama, konuttan uzaklaştırma, iletişim araçları ile rahatsız etmeme, silah ve benzerini araçlarını kolluğa, kamu görevlisiyle mesai dışında kurumuna teslim etme, alkol ve uyuşturucu kullanarak yaklaşmama, sağlık kuruluşunda muayene ve tedavi olma” tedbirlerini, 6 aylığına alabilecek. Şiddet uygulaması olası kişinin, korunan kişinin “bulunduğu yere” yaklaşması engellenecek.
Hâkim, barınma yeri olmayanlara uygun barınma yeri sağlayacak. Bu yer gizli tutulacak.
Nafaka imkânı yoksa, bakanlıktan günlük maddi yardım yapılacak.
Mağdur fiziki korumaya aldırılabilecek.
Elektronik kelepçeyle izleme sağlanacak.
Savcılar da takiple yükümlü olacak.
Bakan da TBMM de elini çabuk tutmalı. Dün yine İzmir’den bir cinayet haberi geldi. Zulmetmeye ahali bulamayan hükümdar misali, yakında boşandığı eşi tarafından bıçaklanmamış kadın kalmayacak!