Sıfır

Üniversiteye girişte başarı çıtası her yıl biraz daha düşüyor. 2012 YGS (Yükseköğretime Geçiş Sınavı) sonuçları eğitimde onca model arayışına karşın gelinen noktanın sefaletini yansıtıyor.
2 milyona yakın (1 milyon 895 bin) öğrenci sınava girmiş. Bu yılki sınavlarda imam hatip ve meslek liselerine uygulanan katsayı farkı da kaldırılmış. Bu eşit ve adil yarışta 50 bin öğrenci sıfır çekmiş! Sosyal bilimler dışında başarı oranı düşmüş.
40 temel matematik sorusunu doğru yanıtlayanların sayısı geçen yıl 1805 kişiyken bu yıl 1316’ya düşmüş.
Türkçe sorularda 40 doğruya erişenler ise sadece 929 kişi. Bu sayı geçen yıl 1392 imiş.
Bu yıl imam hatip liselerinin başarısı da düşmüş.
Bölgesel eşitsizlik göstergesi sayılan Doğu’dan gelen sonuçlar da umut kırıcı.
Van depreminin de etkisiyle en başarısız iller sıralamasında Şırnak ve Hakkâri’nin altına düşmüş Van’daki YGS sonuçları.
Çarpıcı bir istatistik de 2012’de üniversiteye girişte lise son sınıf öğrencilerinin oranının yüzde 45’ten 42’ye gerilemesidir.
Türkiye’de üniversite sayısı vakıf üniversitelerinin de çoğalmasıyla giderek artarken sınava girenlerin yarısı için lise “son durak” oluyor! Bu birikim dershaneciliği körüklüyor.
Bu yıl 500 tam puan başarısını Osmaniye TOBB Fen Lisesi’nden Sümeyye Nur Satin ile Konya’daki Özel Merve Kurumları Fen Lisesi’nden Abdullah Coşkun paylaşmışlar.
Şampiyonların tercihi tıp fakültesiymiş.
Hem başarılı hem de cesur çocuklar!
Sınav sonuçlarının açıklandığı gün hekimler yürüyordu.
Eğitim gibi sağlık sektörü de Türkiye’de siyasi kutuplaşmanın mücadele alanı.
Hekimler “nefret kültürü”nün hedefi oluyor. Bıçaklanıyor. Öldürülüyor.
Hastaneler basılıyor.
Tabip Odası yöneticilerine göre “Tam gün yasası doktorla hastanın arasını açtı. Nitelikli doktora ulaşmayı engelledi. Artan iş yükü sağlık hizmetlerini aksattığı gibi hekimleri de hedef haline getiriyor.”
Hekimlere yönelik şiddet karşısında cezalarda artış isteniyor.
Onca soruna rağmen Türkiye’de öğretmenlik ve hekimlik hâlâ idealist meslekler.
TBMM’de geçen ay, “4+4+4” nedeniyle kıyamet koptu.
8 yıllık zorunlu eğitimden vazgeçildi.
12 yıllık “kademeli” eğitime geçildi.
Siyasi iktidar yasayı 28 Şubat’ın rövanşı gibi görüyordu.
İmam hatiplerin orta kısımları yeniden açılacak.
Seçmeli “Kuran-ı Kerim” dersleri verilecek. Hz Muhammed’in hayatı okutulacak.
“Dindar kuşaklar yetiştirme” adına sistemi değiştirenler yeni eğitim düzeniyle 21. yüzyıl Türkiye’sinin bilimde, teknolojide nereye geleceği konusunda acaba bir hedef gözetiyorlar mı?
İşte YGS sonuçları:
50 bin öğrenci sıfır çekiyor.
Eğitim şart ama böylesi değil.