Sınama

Eklenme Tarihi25.10.2009 - 0:48-Güncellenme Tarihi25.10.2009 - 0:49

PKK’lı grupların Türkiye’ye gelişleri üzerinde koparılan fırtına sürerken, gerçekçi bir değerlendirme İmralı’dan geldi. Avukatlarıyla görüşen Abdullah Öcalan, “PKK devleti sınıyor, devlet de PKK’yı” diye konuşmuş.
Öcalan’ın Fırat Haber Ajansı tarafından yayımlanan görüşleri, ‘yol haritası’ tartışmalarına da açıklık getiriyor:
“Birinci aşama, devlet Kürtlerin tüm haklarını güvence altına alacak. Biz de bölücü olmadığımızı devlete ispatlayacağız. Şiddeti yöntem olarak esas almadığımızı ilan edeceğiz. Şiddeti devreden çıkaracağız. Bu aşamada çatışmasızlık ortamı oluşturulur. Devlet de demokratik çözümü kabul edecek. Kürtlerin kendi kendini yönetmesine imkân tanıyacak.
Ancak bunların olabilmesi için benim de önümün açılması lazım.
İkinci aşama olarak sınır dışına çekilme gerçekleşecek.  Üçüncü aşama olarak da devlet verdiği güvenceyi hukuki mevzuata yansıtacak, bunun anayasasını, kanunlarını, yönetmeliklerini yapacak. Devlet bunu yaptığı oranda da geri dönüşler olacak.”
İspanya’da ETA ve İrlanda’da IRA ile barış süreçleri de inişli çıkışlı olmuş, uzun süre almıştı.
Terörün etkisizleştirilerek demokratik çözümlerin önünün açılmasında hükümetlerin kararlı politikaları etkili oldu. İspanya’da Gonzalez, İngiltere’de Blair hükümetleri döneminde ayrılıkçı örgütlerle diyalog kurularak sonuca gidildi. İki örnekte de ‘sol’ iktidarlar işbaşındaydı. AB’nin dış politika yüksek komiseri olan Javier Solana 1987’de ETA ile ‘terörün sona erdirilmesi ve silahların bıraktırılması’ yönünde görüşmeler yapıldığını açıkladığında hükümet sözcüsüydü. İspanya, tarihe ‘Cezayir Görüşmeleri’ diye geçen bu temasları, ETA’nın sürgündeki liderleriyle ülke dışında gizlilik içinde gerçekleştirdi. İngiltere örneğinde de, IRA’nın Londra’yı terör saldırılarıyla kasıp kavurduğu, Başbakanlığa roket yağdırdığı günlerde bile IRA ile görüşmeler yapıldığı ortaya çıkmıştı.
Öcalan, İmralı’da avukatlarıyla görüşmesinde, Türkiye’yi ayağa kaldıran PKK’lı grupların gelişiyle sorunun çözülemeyeceğini belirterek, “Şu andaki durum bir diyalog durumu değildir. Karşılıklı test durumu var. Biz demokratik çözüme varız ama devlet demokratik çözüm modelini kabul etmelidir” diyor.
İmralı’nın ‘yol haritası’nda çatışmasızlık ile PKK’nın sınır ötesine çıkması arasında geçecek bir süre gözleniyor.
O sürede ‘yerel özerklik’ anlamına gelebilecek haklardan söz ediyor. Demokratik çözümü o şekilde formüle ediyor.
PKK’nın bu sürecin ‘taraf’ı olarak dağlarda olduğu ve silahların susmadığı ortamda siyaset nasıl çözüm üretecek?! Öcalan ve PKK demokratik alanı DTP’ye bırakmadan Türkiye’nin bütününe seslenemezler. Zaten terör mağduru geniş kitleler var ve AKP dışında henüz ‘Kürt açılımı’na  destek olan parti yok!
Barış gerçekten isteniyorsa makul hedefler konuşulmalıdır.

 

EtiketlerDTP