Sırlar gecesi

Deniz Yarbay Ali Tatar’ın evinde silahıyla yaşamına son vermesi üzerine Silahlı Kuvvetler’de iki yıldır gerçekleşen “şüpheli ölüm”lerin sayısı altıya çıktı. Tatar, “amirallere suikast” soruşturması kapsamında tutuklanmış ve serbest bırakılmıştı. Cumartesi günü hakkında yeniden “yakalama kararı” çıkınca ailesinin de evde olduğu bir sırada intihar etmiş.
Deniz Kuvvetleri bu tür olaylarla epeydir gündemde. 2003-2004 Sarıkız, Ayışığı darbe hazırlıkları eski Deniz Kuvvetleri Komutanı Özden Örnek’e ait olduğu öne sürülen “Günlükler”de ortaya çıkmıştı.
Bir başka emekli Deniz Kuvvetleri Komutanı İlhami Erdil, hakkındaki yolsuzluk suçlamalarından mahkûm oldu. Rütbeleri söküldü. O davada mahkeme başkanı olan askeri Hâkim Yarbay Tanju Ünal intihar etti. Erdil dosyasını hazırlayan ve mahkemede tanıklık yapan emekli Kurmay Albay Ali Bergütay Varımlı, Göztepe’deki evinin onuncu katından düşerek öldü. Bu ölümlerde “psikolojik sorunlar”a vurgu yapılsa da, Ergenekon davası, Poyrazköy’de bulunan silahlar, İrtica Eylem Planı, Kafes operasyonu gibi “darbe” örgütlenmesine uzanan suçlamalar nedeniyle “bozulan psikolojiler”in de etken olabileceği öne sürülüyor.
“Islak imza” tartışmasının kahramanı Albay Dursun Çiçek de denizciydi!
Kafes operasyonunda adı geçenlerin ise Koç Müzesi’ndeki denizaltıyı ziyaretçilerin yoğun olduğu bir saatte havaya uçurmayı hedefledikleri iddia edilmişti. Bunlar çok ağır ithamlar.
Sonucu kanıtlara göre yargı tayin edecek. Dursun Çiçek örneğinde, tutuklanan kişilerin mahkemelerce serbest bırakıldığı da görüldü. Emekli Jandarma Albay Abdülkerim Kırca ise “itirafçı” Abdülkadir Aygan’ın açıklamalarını ağır bularak yaşamına son vermişti. 1990’larda Güneydoğu’daki “faili meçhuller”den sorumlu tutulan bir başka Albay Cemal Temizöz de Kayseri’deki görevinden alınarak cezaevine gönderildi. O da savunmasını mahkemede yapacak.
Orduda “illegal” örgütlenmeler, cuntalaşma eğilimleri varsa, suikast timleri “kaos” yaratmaya çalışıyorlarsa yasalar çerçevesinde bunların soruşturulması da kaçınılmazdır.
Savunma haklarını kullanmak yerine, “ölümü göze almak” şüpheleri artırmaktadır. Eşi ise savcıları suçluyor.
Deniz Yarbay Ali Tatar için Karacaahmet Cemevi’nde tören düzenlenmiş. Ergenekon iddianamesinde Veli Küçük’e ait fişlemelerde Tatar’ın, Deniz Kuvvetleri’ne personel alımında “Alevi kadrolaşma içinde bulunduğu” öne sürülüyormuş.
Öte yandan Ergenekon sanığı Levent Ersöz’ün kaldığı hastaneyi gece ziyarete gelen ve etrafa ateş açtığı için yakalanan kişinin de “suikast” şüphesi yaratması, “sırlar gecesi” nitelemesine yol açtı.
Genelkurmay Başkanı Başbuğ’un Trabzon’da Oruç Reis Firkateyni’nde yaptığı konuşmadan sonra yaşananlar, “Deniz Kuvvetleri’nde neler oluyor?” sorusunu daha da anlamlı kılmaktadır.