Sivas için

Uykusuz’un bu haftaki kapağı “Dersim katliamı” üzerineydi.
“Çekme hepsini devireceksin!”
Dersim’e uzanan eli uyaran ses, Türkiye’nin karanlık olaylar tarihine gönderme yapıyordu:
“Maraş, Çorum, Başbağlar, Sivas katliamları...”
12 Eylül.
JİTEM operasyonları.
Uğur Mumcu suikastı ardından eşi Güldal Mumcu eski İçişleri Bakanı Mehmet Ağar ile görüşmesinde “derin devlet”i aşmanın güçlüğünü anlatan “duvar” benzetmesiyle karşılaşmıştı. Ağar’a “Çekin o zaman taşlardan birini, o duvar yıkılsın” demişti.
O duvar duruyor.
Yıkılmak bir yana yükseliyor.
Uykusuz’un en alttaki “Dersim”i çekerken 1980 öncesi ve sonrası katliamlara işaret etmesi de bu yüzden.
Başbakan Erdoğan, Dersim için “özür diledi.” Bu özür elbette anlamlıydı. AP iktidarı döneminde 1990’larda işlenen siyasi cinayetlerin, “faili meçhuller”in aydınlatılması konusunda önemli adımlar atıldı. Ergenekon soruşturması açıldı. JİTEM’in Güneydoğu’daki operasyonları dava konusu yapıldı. Susurluk bağlantılı mafyanın yıllar sonra özel timci Ayhan Çarkın’la başlayan “itiraflar” dizisi MİT eski Kontr-terör Dairesi Başkanı Mehmet Eymür’ün savcılığa verdiği ifadeyle devam ediyor. 40 kişilik “ölüm listesi”ni gördüğünü anlatmış Eymür. 28 Şubat sürecinde Şemdin Sakık’ın itiraflarına “andıç”la eklenen isimlerle hedef haline getirilen Akın Birdal’ın ölümden döndüğü silahlı saldırıda eski MİT’çi Kaşif Kozinoğlu’nun de rolü olduğunu yazdı Habertürk.
Türkiye’deki “derin devlet” operasyonlarının bir kısmı mahkemelerde açığa çıkıyor.
Geçmişte TBMM’de de komisyonlar kurulmuş ancak “ilerleme” sağlanamamıştı.
O komisyonlara Susurluk’ta adı geçen “çete”nin tamamını getirmek mümkün olamamıştı. AKP iktidarı döneminde özel yetkili savcılar ve mahkemelere sağlanan güçle önemli açılımlar yapıldı.
Kanlı ve kirli olayların üzerine gidildi.
Başbakan Erdoğan 12 Eylül referandumu ve 12 Haziran seçimlerinde bu konudaki kararlılığı meydanlarda dile getirdi. 12 Eylül’cülere yargı yolu açıldı.
Ancak son dönemde AKP’de bir “frene basma” hali gözleniyor.
Oysa yargı eski dosyaları açarken, TBMM’nin de “komisyonlar kurarak” siyasi olarak üzerine düşeni yapması gerekiyor.
Abdi İpekçi’den, Uğur Mumcu’ya faili meçhul cinayetlerin kurbanı aileler, “Toplumsal Bellek Platformu” oluşturdular. Geçen yıl TBMM seçime gitmeden bir komisyon kurulmasını istiyorlardı. AKP o aşamada direndi. Komisyon üyeleri 12 Haziran’dan sonra yeniden harekete geçtiler.
TBMM Başkanı Cemil Çiçek ve parti gruplarıyla görüşecekler.
Bugün Sivas davası da var. İnsanlığa karşı işlenen suçlarda “zamanaşımı” işlemeyeceği ceza yasasına girmiş olmasına karşın bazı sanıkları hâlâ mahkemeye bile çıkarılmamış olan 1993 Madımak katliamında bu risk var. Davanın zamanaşımına uğramasının engellenmesi için Toplumsal Bellek Platformu Meclis’ten destek bekliyor.