TÖB-DER

12 Eylül’de kapatılan TÖB-DER’i canlandırmak için harekete geçen dernek yöneticileri, hukuk dışı yollarla el konulan mal varlıklarının iadesini istiyorlar.
TÖB-DER, 1980 öncesinin etkin kitle örgütleri arasındaydı. Öğretmenlerin örgütlenmesi TÖS’le 1968’lerde zirveye çıkmış, ancak 12 Mart 1971 muhtırasının ardından anayasa değişikliğiyle kamu çalışanlarına tanınan sendikal haklar geri alınınca, TÖB-DER kurulmuştu. Fakir Baykurt gibi Köy Enstitüleri geleneğinin temsilcisi öğretmenlere en büyük darbeyi 12 Eylülcüler vurdu.
1980 askeri darbesinden sonra TÖB-DER kapatıldı. Sıkıyönetim mahkemesi TCK’nın 141-142. maddelerini gerekçe göstererek kapatma kararı verirken, derneğin mallarına el koydu. 12 Eylül’ün en hızlı sonuçlandırılan davalarının başında geliyordu TÖB-DER’in kapatılması. Evren ve MGK’nın öncelikli hedefiydi; TÖB-DER, DİSK ve Barış Derneği davaları. Böylece “sol”u ezeceklerini düşünüyorlardı. Nitekim, o gün dağıtılan “sol” bugün hâlâ toparlanamıyor.
TÖB-DER ise 12 Eylül’de askerlerin kararıyla kapatılan CHP, DİSK, Halkevleri gibi siyasi parti, sendika ve derneklerden farklı olarak 30 yıldır açılamıyor.
Öğretmenlerin bu güçlü örgütü 1990’larda açılabilirdi.
TCK’nın 141. ve 142. maddeleri tarih oldu.
TÖB-DER Genel Başkanı Gültekin Gazioğlu ise 1986 yılında sivil mahkeme kararıyla, “aynı dosya ve delillerle” beraat etti. Böylece 12 Eylül’ün hukuksuzluğu, askeri ve sivil mahkemelerin beş yıl içinde verdiği iki ayrı kararla ortaya çıktı. Davadan yargılanan dernek üyeleri serbest bırakıldılar. Öğretmenliğe döndüler. Çoğu emekli oldular. Ancak TÖB-DER’in tüzel kişiliği üzerindeki “idari” ceza 30 yıldır hükmünü sürdürüyor.
1982 Anayasası’nın değiştirilmeye çalışıldığı şu günlerde TÖB-DER yöneticileri, 12 Eylül hukuksuzluğunun ortadan kaldırılması ve TÖB-DER’in el konulan mallarının iade edilerek mağduriyetlerinin giderilmesi için harekete geçtiler.
EĞİTİM SEN de süreci destekliyor.
TÖB-DER Genel Başkan Yardımcısı İsmet Yalçınkaya, Genel Sekreter Yardımcısı Seyfettin Bican ile bir grup eski yönetici dün konuğumuzdu.
Ankara’da siyasi parti temsilcileri ve hükümet temsilcileriyle görüşerek TÖB-DER’in canlandırılması için destek isteyecekler. Mayısta da faaliyete geçmeyi hedefliyorlar.
TÖB-DER’in “hak arama” çabalarının Meclis’te destek bulacağına inanıyoruz.
CHP 12 Eylül’de kapatıldıktan sonra bugünkü lideri dahil “yasaklardan” 1987 referandumuyla kurtulabilmişler, partinin yeniden açılması ise DYP-SHP Koalisyonu döneminde Erdal İnönü’nün verdiği destekle sağlanabilmişti. TÖB-DER’e yönelik hukuksuzluğun takipçisi en başta CHP olacaktır. Anayasa değişikliğinde “yargı reformu”na odaklanan AKP de, adil bir çözümü savunacaktır. Öğretmen hareketinin yıllardır gasp edilen hakları iade edilmelidir.