Turizm ve orman

Kültür ve Turizm Bakanı Ertuğrul Günay’dan Pina Yarımadası’nda denizi doldurarak otel inşaatı yapan anlayış karşısında “turizme tahsisli ormanlar”ın nasıl korunacağı konusunda yeni düzenlemeyi içeren bir açıklama aldık.
Gösterdiği duyarlılık için Sayın Günay’a teşekkür ediyoruz:
“12.03.1982 tarih ve 2634 sayılı “Turizmi Teşvik Kanunu”nun 8. maddesinin 1. fıkrası 2007 yılında Anayasa Mahkemesi’nce iptal edildi.
İptal edilen bu fıkra “Hazine’ye ait olan yerlerle ormanlar ilgili kuruluşlarca bakanlığa tahsis edilir“ cümlesini içermekte ve ormanların hiçbir sınır ve kayıt olmaksızın turizm yatırımlarına tahsisini öngörmekteydi.
Anayasa Mahkemesi 25 yıllık bir uygulama döneminden sonra, böyle genel bir düzenlemenin ormanları korumak açısından uygun olmadığına ve tahsis şartlarının temel ilkelerinin yasayla belirlenmesi gerektiğine karar verdi. Şimdi yeni düzenlemeyle, orman alanlarının, turizm             yatırımına tahsisi için öncelikle:
1) Hazine mülkiyetinde bu yatırım için yeterli alanın bulunmadığının saptanması gerekmektedir.
2) Yeni düzenlemede sağlık, termal, kış, eko-turizm, golf, kıyı, kruvaziyer ve     yat gibi turizm çeşitlerine uygun alanların veya uluslararası yarışmaların yapılabileceği turizm amaçlı spor alanlarına uygun iklim ve coğrafi özelliklerin olması aranacaktır.
3) Bu şartlar altında turizme tahsis edilecek orman alanları, il genelindeki toplam orman sayılan yerlerin yüzde 1’ini geçemeyecektir. (Bu oran şu anda Antalya’da ve Muğla’da bindelerle ifade edilecek sınırdadır).
4) Yapılaşmaya esas inşaat hakkı, emsal (E) 0.30’u geçmeyecektir. Örneğin iki katlı bir tesiste taban kullanım alanı yüzde 15’tir. Bu oran golf için tahsis edilen alanlarda 0.06 ile sınırlanmıştır.
5) Yatırım için tahsis edilen orman alanının üç katı kadar alanın ağaçlandırma bedeli ve üç yıllık bakım bedeli (hiç ağaç kesilmese bile) Orman Genel Müdürlüğü   hesabına -sadece bu amaçla kullanılmak üzere- yatırılacaktır. Bu bedel yatırılmadan Yatırım ve İşletme Belgesi verilmeyecektir.
6) Turizme tahsis edilecek alanlar için “orman” yerine “orman sayılan yerler” deyimi kullanılmıştır.
Bu da, bir arazinin üzerinde ağaç olmasa bile orman olarak vasıflandırıldığı durumları da kapsamakta ve üzerinde ağaç olmayan alanın tahsisi halinde bile             yatırımcıya ağaçlandırma yükümlülüğü getirilmektedir.
Bu durumda, orman ve ağaç kıyımından değil, orman ve ağaç sevgisinden ve korumasından söz edilebileceği açıktır.”