Türküye hücre cezası

Son günlerdeki tartışmalar, kendi mesleğimizin sorunlarına yabancılaşmanın ötesinde Ceza İnfaz Yasası (CİK), Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu (CMUK) uygulamalarına da ne ölçüde duyarsız, habersiz kaldığımızı sergilemeye yetti. F tipi cezaevlerindeki ölüm oruçları, tecrit nicedir unutuldu.Tekirdağ 1 Nolu F Tipinden yazan (adını vermiyorum) okurumuz, Gazetecileri bekleyen hapis cezaları, sansür ve tecrit konusunda sizlerden daha fazla kalem salladık demekte haklı.Mart sonunda postaya verilmiş mektup uyarıcıydı: Örneğin, Gereksiz yere türkü ve şarkı söylemenin cezasının hücre olduğunu hiç duymamıştık.Kitap yakmak kadar vahim bir durum.Uygulama gerçekten böyleyse. (Yasada marş söylemek! şeklinde geçiyor.) Ceza İnfaz Yasasındaki (CİK) tuhaflıkları da tartışmaya açmak gerekiyor. Tekirdağdan gelen mektubu okuyalım:"CİK neleri içeriyor? Hiç bilinmiyor. CİK ile hapishanelerde neler yaşanacağını, örneğin bu yasada gereksiz slogan atmak diye bir suç ve ceza olduğunu, gereksiz yere türkü, şarkı söylemenin yasaklandığını biliyor musunuz? Acaba Hitler faşizmi türkü, şarkı söylemeyi yasayla yasaklamış mıdır? Hapishanelerde gereksiz türkü söylemenin cezasının hücre olduğunu biliyor musunuz?"Başka zorluklar da sayılmış mektupta:"Yeni CİK ile hücre kapılarının hastane ya da mahkeme gidiş gelişleri hariç yangın ve deprem gibi olağanüstü haller ve ölüm durumunda açılmasının tecridi bu haliyle katı yasa maddelerine dönüştürdüğünü,Mahkûmlar temiz olmalı denilerek zorla saç sakal kesileceğini, sağlığına dikkat etmeli denilerek açlık grevinin yasaklandığını... ve zorla beslenmenin dayatıldığını, Havalandırma saatleri hava koşullarına göre belirlenir denilerek havalandırma hakkının idarenin insafına bırakıldığını, hava durumuna göre hücre cezasının olağan hale getirildiğini, idareye her an, her yerde arama yapma olanağı sağlanarak, mahkûmların gece gündüz taciz edileceğini, hücrelerinin basılacağını, üstelik bu baskınlara cezaevi personeli dışında kamu görevlisi adı altında MİTin, polisin girebilmesinin önünün açıldığını, Ve daha bunlar gibi onlarca hak gaspının bu kanunda yer aldığını biliyor musunuz?"Soruna elbette salt basın özgürlüğü açısından bakamayız. Tüm mağdurların sesine kulak verilmeli. Antidemokratik uygulamalar tartışılmalı. Ki, 1 Haziran gelince hükümet, Daha önce neredeydiniz? demesin!F tipi cezaevleri de buna dahildir. dsazak@milliyet.com.tr Yeni Ceza Yasasının yürürlük tarihi 1 Hazirana ertelenmeseydi, basın özgürlüğünü ortadan kaldıran maddelerle birlikte, sakıncası ileride görülecek antidemokratik hükümler de uygulamaya konulacaktı.