TÜSİAD, anayasa, laiklik

Siyaset Günlüğü Türk Sanayicileri ve İşadamları Derneği Yüksek İstişare Kurulu Başkanı Mustafa Koç, yeni anayasa çalışmasının kutuplaşmayı artırmaması gerektiğini savunarak, "Yeni laiklik tanımları peşinde koşmak yerine Türkiye'nin Batı normlarında ifade özgürlüğünün önünü açan bir siyasal rejime, gelişmiş demokratik bir işleyişe kavuşmasına odaklanmak daha doğru olacaktır" diye konuştu.TÜSİAD Başkanı Arzuhan Yalçındağ da, anayasa hazırlığının yanı sıra AB sürecinde önem kazanan TCK'nın 301. maddesiyle ilgili görüşlerini açıkladığını Yüksek İstişare Kurulu toplantısında şöyle dedi:"Kısa vadede yapmamız gereken, hemen yarın TCK'nın 301. maddesini değiştirmek ve demokratik reformları hızlandırmak olmalı. Avrupa'daki Türkiye karşıtları 301. maddenin uygulanmasından kaynaklanan sorunlarımız sayesinde büyük güç kazandılar." Yalçındağ'ın şu sözlerinin de altı çizilmeli:"Anayasa tartışmalarında laiklik konusunun ön plana çıkması, bugün de görev başında olan bazı hükümet üyelerinin, parti mensuplarının ve yerel yöneticilerin, geçmiş dönemlerdeki eylem ve söylemlerinden kaynaklanmaktadır.Hükümet, toplumun bu konudaki endişelerini gidermede yeterince somut ve ikna edici olamazsa, anayasa tartışmaları kaçınılmaz olarak tek bir noktaya kilitlenecek ve 21. yüzyıla yakışan, özgür, demokratik, çağdaş, atılımcı bir anayasanın diğer unsurlarının tartışılması imkânsız hale gelecektir."Üniversite, yargı ve ordu üçgenindeki kaygılardan sonra iş dünyasının da AKP'nin "tek başına" yürüttüğü anayasa hazırlığı konusunda tereddüt belirtmesi önemlidir. Bu kuşkuların temelinde "laiklik" ilkesi ve "türban" var. Dünkü Hürriyet'te İlahiyat Profesörü Beyza Bilgin'in Ankara İlahiyat Fakültesi'nde yönetici olduğu 1988 yılında "başörtüsü serbest bırakıldıktan sonra fakültede başını örtmeyen tek bir kız kalmadığını" açıklaması dikkat çekiciydi. Beyza Hanım gelecekle ilgili uyarıyor:"Bizde Malezya'daki kadar baskı olmaz, ama bir miktar olacaktır. Baskı olmaya başlayınca direnme de olur. Şimdi kızların okuması için eskiden olduğu kadar, başörtüsü serbest bırakılsın diyemiyorum. Endişeliyim."Prof. Şerif Mardin'in "mahalle baskısı" tezi giderek toplumun her kesiminde yankı buluyor.TÜSİAD yönetimi de, anayasa sürecini ve hükümetin icraatlarını "gözaltına" alıyor.Seçimden önce renk vermeyenler şimdi seslerini yükseltiyor.Atı alan Üsküdar'ı geçmedi mi? dsazak@milliyet.com.tr AKP'nin anayasa taslağı konusunda TÜSİAD yönetiminden önemli uyarılar geldi.