Tutulma

Tutulma


       Yüzyılın son güneş tutulması için geriye sayım başladı; Türkiye'nin doğu ve güneydoğusu da, yarınki doğa olayının en iyi izlenebileceği coğrafi konumda gösteriliyor.
       NASA verilerine göre Diyarbakır'ın Bağdere köyü ile Elazığ'ın Harput beldesinde, ayın güneş diskini bütünüyle kapatacağı "tutulma" net olarak gözlenebilecek. Kızılay, meraklısı için yörede çadırkent kuruyormuş. Deprem zamanı çadır görmeye alışkın halkımızın, "afet sendromu" yaşamaması için bu tarihi günde herhalde, "sıcak aş ve battaniye" dağıtılması da düşünülüyordur.
       Amasya, bu açıdan daha şanslı ilimiz. 2.5 dakikalık olayı, uluslararası tanıtım fırsatına dönüştürme uğraşındaki Turizm Bakanlığı, yarım milyon dolarlık organizasyonla Viyana Senfoni Orkestrası'nı getirmiş. Güneş tutulması, "Gezegenler Suiti" eşliğinde izlenecekmiş!
       Uzmanlar, "fazla merak gözü bozar" inancından hareketle, yüzyılın son büyük röntgenciliğine soyunanları, "Aman dikkatli olun, bir defada bakmayın, mutlaka özel filtre kullanın" diye uyarıyor. Tam tutulma sürecinde yüzde birlik hilal şeklindeki güneş ışınları bile "körlüğe" yol açabilirmiş.
       Böyle zamanlarda, "Bize birşey olmaz abi..." düşüncesi baskın çıkacağı için, güneş tutulması heyecanını meraklı gözlemcilere bırakarak, Meclis'in gündemindeki tartışma konularına dönelim.
       Siyasal yaşamımızdaki "bellek tutulması" kamuoyunun malumu.
       Uluslararası tahkim nedeniyle sürdürülen pazarlıklar, liderlerimizdeki unutkanlık eğiliminin, "dün dündür, bugün bugün" anlayışını bile geride bıraktığının kanıtıdır.
       Bu düsturun sahibi Baba'ya boşuna haksızlık yapılmış!
       TBMM Anayasa Komisyonu'nda bugün Siyasi Partiler Yasası'yla ilgili Anayasa değişikliği ele alınacak. "Fazilet patentli" tasarının iki amacı var. Anayasa Mahkemesi'ndeki "ikinci kapatma davası"nın olası sonuçlarına karşı önlem almak ve Erbakan'a bağımsız milletvekiliği yolunu açmak.
       İktidar kanadı, tahkimi "referandum"suz geçirebilmek için "Hoca'nın şantajına" boyun eğdi. Erbakan, 18 Nisan seçimleri öncesinde de küskünler hareketinden güç alarak, 5 yıllık yasağın kaldırılmasına uğraşmış, ancak sonuç alamamıştı.
       Fazilet bu defa istediğini elde edebilir. Çünkü, partilerarası "uzlaşma" komisyonundan çıkan metin, seçime YSK kararıyla giremeyen Erbakan'ın milletvekili adaylığına yeşil ışık yakmaktadır. Gerçi Ecevit, "Benim anlayışıma göre sayın Erbakan ve benzer durumdaki kimseler 5 yıl için siyasi haklardan yoksundur" diyor ama Fazilet sözcüleri aksini savunuyor.
       Bülent Arınç'tan sonra dün de partinin Erbakan'a yakınlığıyla tanınan Genel Başkan Yardımcısı Lütfü Esengün, Anayasa'daki yasağın Hoca'yı kapsamadığını belirterek şunu söylemiştir:
     "Şimdi yapılan iş, Siyasi Partiler Yasası'nı Anayasa'ya uygun hale getirmek olduğuna göre, bu düzenleme Anayasa'nın 69'uncu maddesine paralel olacaktır. Bu maddede de gerek sayın Erbakan, gerekse diğer yasaklıların bağımsız aday olmasına engel bir halin olmadığı, kanun maddesinde düzenlenecektir. Böyle bir çözüm getirilecektir."
       Aslında bu kadar dolambaçlı yola sapılmasına ne gerek var. Sadece Erbakan'a dayalı bir "demokrasi pazarlığı" olmaz ki!.. Madem öyle, af tasarısının kapsamını genişletin, TCK'nın 312'inci maddesi dahil düşünceyi bütünüyle "suç" kapsamı dışına çıkarın.
       Adil olan budur!


Yazara E-Posta: d.sazak@milliyet.com.tr